Büyük salon bitkileri: İsimleri ve bakımları ile ilgili detaylar

Büyük salon bitkileri geçmişten günümüze pek çok evde yerini aldı. Salonunuzun havasını değiştiren, güzelliği ile huzur veren büyük salon bitkileri isimleri ve bakımları ile ilgili ipuçlarını bir araya getirdik. Siz de salonunuzu bitkilerle renklendirmek istiyorsanız, büyük salon bitkileri listemizi beğeneceksiniz.

İsterseniz “Çiçek listeleri” sayfamızdan daha fazla bitki listesine ulaşabilir, evin bölümüne göre farklı bitki seçeneklerini değerlendirebilirsiniz. “Çiçek bakımları” sayfamızda istediğiniz bitkinin bakımı ile ilgili püf noktaları okuyabilirsiniz.

İşte büyük salon bitkileri listesi…

BÜYÜK SALON BİTKİLERİ: İSİMLERİ VE BAKIMLARI *

MONSTERA DELİCİOSA *

Devetabanı aydınlık mekanları çok sever. Hava akımından çok çabuk etkilenir. Bu nedenle yaprak uç ve ortalarında kurumalar oluşur. Bitki bu tarz ortamdan korursanız o da zamanla yaralarını onarır.

Nemli ortamı çok sever. Yapraklarını su püskürtücü ile nemlendirmeyi ihmal etmeyin.

Toprak olarak torflu ya da kumlu bahçe toprağı sever.

Kökleri dar alanları sevmez. Bu nedenle derin saksılara dikmelisiniz. Devetabanı nem sever. Bu nedenle toprağı çok kurumadan sulaması yapılmalıdır.

Çoğaltılması çok kolaydır. Hava kökü olan dalın hemen altından düz uçlu kesici ile kesilir. Ve suda köklenmeye bırakılır. Köklenmesi için uzun süre sabırla beklemeniz gerekir. Kökler en az 15 cm olduğunda yeni saksısına dikebilirsiniz.

STARLİÇE (CENNET KUŞU) *

Benzersiz renklere ve görünüşe sahip olan starliçe çiçeği Strelitziaceae familyasındandır. Ülkemizde starliçe, turna gagası, cennet kuşu çiçeği, papağan çiçeği isimleriyle bilinmektedir. Bilimsel adı “Strelitzia regina”dır. Starliçe çiçeğinin anlamı, sıcak sevgiyi en güzel şekilde ifade etmektedir. Çiçekleri nedeniyle göz kamaştırır. Kesme çiçekçilikte görünümü nedeniyle çokça kullanılmaktadır.

Cennet kuşu starliçe’nin anavatanı Güney Afrika’dır. Görünümü nedeniyle muzu andıran yapraklara sahiptir. 10-100 cm boyundadır. Bazen 1.5 m’ye kadar uzayabilmektedir. Yaprak genişliği ise 10-30 cm’dir. Çok yılık bitkilerdir. Yaprak dökmezler.

Yüksek nemli ve havadar yerleri çok sever. Öğle güneşinin yakıcı etkisinden korunarak özellikle sabah ya da akşam güneşinden faydalanması sağlanmalıdır. Çiçeklenme süreci ilkbahardan yaz sonuna kadar devam eder.

Starliçe’nin çiçeklenmesi için belli bir yaşta olması gerekir. En az üç yıllık bir bitki olmalıdır.

Starliçe nemli ortam sevdiği gibi toprağının da nemli olmasını ister. Yine yapraklarına düzenli olarak su püskürtülmesinden hoşlanır. Yazın daha bol kışın ise daha seyrek sulama yapılabilir. Toprak nemini kontrol ederek sağlıklı bir sulama periyodu elde edebilirsiniz.

Starliçe çiçeği bitkisi asitli toprakları çok sever. Eğer dış mekanda bakım sağlayacaksanız saksı toprağına yanmış hayvan gübresi karıştırabilirsiniz.

Tohumdan ya da yavru ayırma yöntemiyle çoğaltılabilir. Tohumdan çiçek açması için 3-4 yıl kadar sabırla beklemeniz gerekmektedir. İç mekanda çiçek açması çok zordur. Bu nedenle dış mekan bakımı için daha uygun bir bitkidir. Ülkemizde Akdeniz ikliminde birçok bahçeyi süslemektedir.

Yılın herhangi bir döneminde ekilebilir. Çiçekleri genellikle ilkbahar ve sonbaharda açmaktadır.

Fide şeklinde dikilecekse belli bir mesafede dikim gerçekleştirilmelidir. 1.5-2 metre mesafe bırakılarak dikim yapmak uygundur.

Ilıman iklimleri çok sever. Fakat soğuğa karşıda dayanıklıdır. Türlerinden bazıları Bol ışıktan faydalanmak ister. Diğer türler ise gölgede bakım sever.

Starliçe çiçeği, hastalık yönünden dirençli bir bitkidir. Çok kolay hastalanmaz. Mantari hastalık olarak kök çürüklüğü görülür. Bu da toprak nemini ayarlanamazsa daha çok gözlemlenmektedir. İlkbahar ve sonbaharda yapılan ilaçlama ile hastalıktan kurtulmak mümkündür. Yine toprakaltı canlılarından korumak gerekir. Arada bir toprak kontrol edilmeli, gerekirse toprak değişimi yapılmalıdır. Köklerdeki eski toprak mutlaka arındırılmalı ve steril bir saksıda, yeni ve uygun toprakla bakımına devam edilmelidir.

MUZ BİTKİSİ *

Büyük salon bitkileri arasında en çok tercih edilen bitkilerden biri de muz bitkisi. Muz bitkisi dış mekanda bakılabileceği gibi artık iç mekanda da bakım sağlanan bitkiler arasında yerini aldı.

İç mekan bakımında gün içerisinde güneşten faydalanabileceği bir odada bakım sağlayabilirsiniz.

Hızlı bir gelişim gösterdiği için saksıda bakım sağlanacaksa eğer büyük boy saksı tercih etmeniz daha sağlıklı sonuç elde etmenizi sağlayacaktır.

Eğer fide şeklinde satın alırsanız toprakla buluşturduktan sonra yaklaşık 1 ila 1,5 litreye yakın su ile sulanmalıdır. Mutlaka havadar bir ortamda bakım sağlanmalıdır. Güneşin yakıcı etkisinin yoğun olduğu öğle saatlerindeki direk güneşten uzakta bakım sağlanmalıdır.

Toprağının sürekli nemli olmasını sever. Yine yapraklarına zaman zaman su püskürterek nem desteği sağlayabilirsiniz.

 Toprak olarak bol  humuslu, organik maddelerce zengin, kumlu, geçirgen, süzek toprakları çok sever.

Belli zamanlarda organik gübreleme ile bitkiye destek verebilirsiniz.

Kış mevsiminde soğuktan ve rüzgardan korumalısınız. Bu nedenle dış mekandaki yerini doğru teyit etmek gerekir.

LYRATA (KEMAN YAPRAKLI KAUÇUK) *

Keman yapraklı kauçuk ismiyle de bilinmektedir. Moraceae (Dutgiller) familyasının Ficus (incir) cinsinin Ficus lyrata türüdür. Görkemli, iri yapraklara sahiptir. Ficus lyrata epifit bitkilerdendir. Doğal alanlarında hayatına epifit olarak ağaç üstünde başlar ve tohumları çimlendikten hemen sonra ağaçlara tutunmasına yardımcı olan kökleri toprağa sıkıca tutunarak gelişimine devam eder.

İç ve dış mekan bakımı için uygun bitkilerden biridir. Dış mekanda epey mutlu ve sağlıklı gelişim gösterir.

Derin ve alt tabanı bol hava delikli saksılarda yaşamayı sever.

Aydınlık, havadar ortamlarda yaşamak ister. Güneşin yakıcı etkisine direk maruz bırakılmamalıdır.

KAUÇUK *

Büyük salon bitkileri listemizde bir sonraki bitki kauçuk. Moraceae (Dutgiller) familyasının Ficus elastica türüdür. Kauçuk bitkisi dayanıklı bir bitki olmasıyla birlikte bol hava ihtiyacı olan bir bitkidir. İç mekanda bakım sağlanacaksa eğer bol hava alabileceği bir konumda bakım sağlayamazsanız, dayanıklı olan bu bitki ne yazık ki zamanla hastalanmaya başlayacak ve yapraklarını dökecektir.

Kauçuk bitkisinin anavatanı Kuzeydoğu Hindistan, Nepal, Bhutan, Myanmar, Çin’in Yunnan bölgesi, Malezya ve Endonezya’dır. Yaşlı kauçuk ağacının gövdesi görsel bir şölen oluşturur. Ülkemizde Adana Atatürk parkı içerisinde bu görsel şöleni yakından görme şansına sahipsiniz. Yine Ege ve Akdeniz bölgesinde cadde ya da parklarda Kauçuk ağacına denk gelmeniz mümkün.

Hindistan’ın bazı yerlerinde çokça yer alan bir bitkidir. Nehir kıyılarında kauçuk ağacının kökleri koparılmadan nehrin karşısına geçirilir. Yani köprü olarak kullanılır. Kalın bir gövdeye sahip olması nedeniyle sağlamlığı yönünden herhangi bir risk taşımamaktadır. 500 yılı aşkın varlığı devam eden canlı köprüler mevcuttur.

Kalın gövdesi ve uzun boyu ile göz kamaştırıcı bir güzelliğe sahiptir. Ağaç büyüdükçe yaprakları daha küçük gelişim göstermektedir.

Kauçuk kelimesi, Güney Amerikalı bir halk olan Keçuva dilindeki ‘kauchuk’ sözcüğünden geliyor. Anlamı ise, ağlayan ağaçtır. Çünkü gövde yapısı akan bir suyu andırmaktadır.

Kauçuk bitkisi asitli topraklardan çok hoşlanmaz. İç mekan bitkileri için suyu bünyesinde tutmayan, yumuşak dokulu , torf ya da cocopeatli, pomza ve perlit taşı bol olan iç mekan bitki toprağı kullanılabilir. Çok sıkı toprak sevmez. Fakat gövdenin saksıda dik durabilmesi için toprakla yanlardan hafifçe sıkıştırılması gerekir.

Nemli ortamlarda gelişim gösterir. Bu nedenle özellikle yaz döneminde yapraklarının altına doğru su püskürtebilirsiniz. Yine yapraklarının nemli bir bezle silinmesini çok sever. Sulamasını toprak nemini kontrol ederek yapabilirsiniz. Sulama yaparken gövdesinden toprağa doğru sulama yapmanız bitkiyi mutlu eder. Bol hava ihtiyacı olan bir bitkidir. Bu nedenle birebir hava alabileceği bir pencere önünde yer açabilirsiniz. Fakat direk yakıcı bir güneş almayacağı konum seçmeye özen gösterin. Yakıcı güneşe maruz kalmayacağı, gün boyu sabah ya da akşam güneşinden birini alabileceği, aydınlık bir konumda bitki için uygundur. Dengeli güneş alması önemlidir. Yaprak sağlığı için güneşe ihtiyaç duyar. Perde arkası dediğimiz filtrelenmiş gün ışığı almasını sağlayabilirsiniz.

Esinti, cereyan, rüzgara çok fazla maruz kalmamalıdır. Yine başka cisme temas, klima, soba, kalorifere yakınlık gibi durumlardan da olumsuz etkilenir. Yaprak yüzeyinde kurumalar meydana gelir ve böylelikle yerini sevmediğini bizlere belli eder. Yine sararma gibi problemle karşılaştığınızda aklınıza önce yeri uygun mu diye düşünmek gelebilir. Eğer yeri uygunsa diğer ihtimalleri göz önünde bulundurup toprak değişimi, sulama gibi metodlarını düzenleyebilirsiniz.

Hava almayı çok sevdiği için saksı tercihinizde bu yönde önemlidir. Alt tabanı birden fazla hava deliğine sahip bitkinin rahatça sığabileceği derin saksı tercih edebilirsiniz. Kauçuk bitkisinin yönünü zamanla gün ışığına doğru değiştirmeniz bitki formunun daha dik gelişmesini sağlayacaktır.

Kauçuk bitkisi yılda birkaç kez dinlenmeye çekilir. Bu sırada aslında sistemi hızla çalışmaya devam eder. Kendini bir sonraki üretime hazırlar. Dinlenme sürecini tepesinde yer alan kırmızı tomurcuk ucun gelişmemesinden anlayabilirsiniz. İlkbahar ortaları ya da Eylül ayının ikinci haftasında serinlik ve sıcak dengesinde budama yapılabilir. Düz uçlu, steril bir kesici yardımıyla bu işlemi gerçekleştirebilirsiniz. Dinlenme sürecinde budama yapılıp budanan dallardan çoğaltma işlemini gerçekleştirebilirsiniz. Budanan dalları oda sıcaklığında dinlendirilmiş su içerisinde köklenmeye bırakabilirsiniz. Köklenme sürecinde suyunu 10-15 günde bir yenilemek önemlidir. Kök uzunluğu en az 10 cm ulaştıktan sonra bitkiyi saksıya aktarabilirsiniz.

AREKA *

Areka, palmiyeyi andıran yapraklarıyla iç mekan dekorasyonunda sıkça yer alan bitkilerden biridir. Altın kamışı avuç içi, areca avuç içi, sarı palmiye veya kelebek avuç içi olarak da bilinen Dypsis lutescens, Madagaskar’a özgü ve Andaman Adaları, Réunion, El Salvador, Küba, Porto Riko’da doğallaştırılmış Arecaceae familyasındaki çiçekli bitki türüdür (wikipedia). Areka bakımı birçok bitki bakımına göre daha fazla özen ister. İç mekanda sağlıklı bir gelişim göstermesi için dikkat edilmesi gereken birkaç önemli kural vardır. Bu kuralların hepsine uyulması çok önemlidir. Birini eksik yapmanız bitkinin mutsuz olmasına ve gelişiminin durmasına neden olacaktır.

Areka bitkisinin kuruyan yaprakları mutlaka bir makas yardımıyla temizlenmelidir. Eğer bir dalı budamanız gerekirse budanan dalın ucunun havayla temas etmemesi için mum ya da macun yardımıyla kesilen uç tamamen kapatılmalıdır. Kapatılmazsa kesilen dalda çürüme meydana gelebilir.

Areka bitkisinin toprağı yılda bir defa değiştirilmelidir. Bitkinin gelişiminde topraktan alacağı mineral çok önemli olduğu için her sene toprağı yenileyerek sağlıklı gelişimine önemli bir destek sağlanmış olunur.

Areka bakımında dikkat edilmesi gereken bazı kurallar söz konusudur. Bunlar;

  • Hiçbir cisme temastan hoşlanmaz. Yaprak uçlarındaki kurumalardan birinin nedeni budur.
  • Cereyan, esinti, aşırı sıcak/soğuk ortamları sevmez. Yine yaprak ucu kurumaları görülür ve gelişimini durdurur.
  • Filtrelenmiş gün ışığını yani perde arkası ışığını çok sever. Hatta evlerin tavanı cam olsa daha iyi gelişim gösterir. Gün ışığından fazlaca yararlanmak isteyen bir bitkidir.
  • Sulaması çok sık ve bol olmayacak şekilde çoğu bitkide olduğu gibi toprak nemi kontrol edilerek ve toprak belli bir miktar suyla çamurlaşmayacak şekilde sulanmalıdır. Sulamasını kışın daha az , yazın daha çok yapılmalıdır. Suyun saksıya eşit olacak şekilde yayılması en önemli unsurlardan biridir.
  • Gövdesinde gözlenen siyah noktalar sulamadan kaynaklı oluşan mantar hastalığı belirtisidir. Sulamayı toprağa yapmaya özen gösterilmelidir. Gövdeye değen su, hava ile hızlıca kuruduğunda mantar hastalıklarına sebebiyet verebilir.

Areka bitkisi kök ayırma yöntemiyle çoğaltılır. Fakat kök ayırırken dikkat etmek gereken noktalardan biri ayrılan kökün hemen küçük bir saksıya aktarılıp kökün havayla uzun süre temas etmesini toprakla engellemek gerekir.

YUCCA (YUKA) *

Büyük salon bitkileri listemizde yucca da yerini aldı. Massengena yani bilinen diğer ismiyle Yuka çiçeği iç mekan dekorasyonunda sıkça yer verilen bitkilerden biridir. Bol ışık almayı seven yukka bitkisi dayanıklı bünyesi ve çok sık sulanmaması sebebiyle bakımı kolay bitki türlerinden biridir.

Sulaması kışın daha seyrek yazın sıcaklık nedeniyle daha sık yapılmaktadır. Yaşadığınız yerin iklimine göre sulama periyodu oluşturabilirsiniz. Yazın toprak hızla kuruyorsa toprak nemini kontrol ederek sulamasını takip edebilirsiniz.

Hava almayı çok seven bir bitkidir. Ayrıca yaprak formunun dikliğini korumak için ışığa ihtiyacı da fazladır. Filtrelenmiş gün ışığını bolca alabilir. Güneşe dik açıyla maruz bırakılmamalıdır.

Yuka bitkisi başka cisme temas etmekten hoşlanmaz. Cereyan, esinti, klima ya da kalorifere uzun süre maruz kalırsa yapraklarında kuruma ve yara izleri oluşur.

Çok soğuk veya çok sıcak ortamları sevmez. Günlük hava ihtiyacı düzenli olarak karşılanmalıdır.

Yuka gövdesinde birkaç dal varsa gövdeye yakın bir yerden steril edilmiş düz uçlu kesici yardımıyla kesilir. Belli bir süre bekletilerek suda köklendirilmeye bırakılır. Suyu 10-15 günde bir değiştirilmelidir. Suyunu değiştirmezseniz sudaki oksijen miktarı azaldığı için bitki kök üretemez ve çürümeye başlar.

Kök uzunluğu en az 15 cm ulaştığında yeni saksıya aktarabilirsiniz.

Toprak olarak suyu bünyesinde tutmayan, geçirgen bir toprak tercih edebilirsiniz. Yuka yeşil yapraklılar için satın alınan bitki besinlerini sevmez. Yapraklarında sararmaya neden olur.

BENJAMİN STARLİGHT *

Benjamin bitkisi aydınlık mekanları sever. Güneş ışığına direk maruz kalmak istemez.

Yerinin çok fazla değiştirilmesinden hoşlanmaz. Aydınlık, gölge, esintiye maruz kalmayacağı bir konumda bakılmalıdır.

Topraktaki minerali hızla tüketen bir bitkidir. Bu nedenle her yıl düzenli olarak toprağı değiştirilmelidir. Ayrıca köklerinde tuz biriktirme özelliği de olduğu için toprak değişimi düzenine önem verilmelidir. Toprakta fazla tuz birikimi bitkinin yapraklarını dökmesine neden olur. Eğer bitki yaprakları dökülürse yapmanız gereken harika bir doğal yöntemden bahsedeceğim sizlere. Yapmanız gereken işlemler sırasıyla;

  • Benjamin bitkinizi saksıdan tamamen çıkartın.
  • Köklerinde var olan eski toprağı suyun altında tamamen arındırın.
  • Yeni bir toprakla yeniden dikin.
  • Dikilen bitkinin toprağının en üstüne toz tarçın serpin ve bitkinizi çok suya boğmadan sulayın.

Bu işlemde toz tarçın kullanmamızın sebebi antiseptik olmasından dolayı iyileştirici etkisinin bulunmasıdır.

Saksı ve toprak değişimi ilkbahar mevsiminde yapılmalıdır.

Sulaması toprak nemi kontrol edilerek toprak eşit ıslanacak şekilde olmalıdır.

ŞEFLERA *

Büyük salon bitkileri arasında en popüler olanlardan biri de şeflera. Yapraklarının dizilimi el parmaklarını andırır.  İç ve dış mekan bakımı için uygun dayanıklı bir bitkidir.

Doğrudan güneş ışığına maruz kalmayacağı, filtrelenmiş gün ışığından faydalanabileceği ortamlarda yaşamayı çok sever. Arada bir ışık yönüne doğru bitki yönü değiştirilmelidir. Böylelikle bitki daha dik formda gelişim gösterecektir.

Şeflera bitkisi yeteri kadar ışık ve su ihtiyacı karşılanmazsa ne yazık ki alt tarafında bulunan yapraklarını döker. Fakat üstten yeni yapraklar vererek boyuna uzamaya devam eder. Kış aylarında bitki dış mekandaysa aşırı soğuktan korunmalıdır ve sulama miktarı mutlaka azaltılmalıdır.

Yaz aylarında ise bitkinin suya olan ihtiyacının artacağından bitkiye verilen suyun arttırılması gerekmektedir. Su toprağın yüzeyini eşit ıslatacak şekilde verilmelidir. Ve sulama periyodu toprak nemi kontrol edilerek yapılmalıdır.

Şeflera bitkisini çoğaltmak kolaydır. Bitkide birden fazla dal veya gövde var ise bunların bir tanesini gövdeye yakın bir noktadan sterilize edilmiş düz uçlu bir kesici yardımıyla kesin. Daha sonra belli bir süre suya koyarak köklenmesini bekleyebilirsiniz. Bitki köklendikten sonra uygun bir saksıya yine bitkiye uygun toprak karışımı hazırlayarak dikimini gerçekleştirebilirsiniz.

DİFENBAHYA *

Gün ışığını filtrelenmiş şekilde bolca alan evin aydınlık, gölge odalarını sever. Yaprakları gün ışığına doğru eğilimde bulunacağından dolayı bitki her ay düzenli olarak ışık yönüne doğru çevrilmelidir. Böylece yaprakların yönü ve gelişimi eşit ilerleyecektir.

Yaprakları üzerinde eğer minik kuruma ya da yaralar gözlemlerseniz bitkinin hoşlanmadığı bir durum söz konusu demektir.

  1. Eğer bitki başka bir cisme temas ediyorsa (duvar gibi)
  2. Esinti, cereyana maruz kalıyorsa
  3. Kalorifer, klima gibi kaynaklara yakın noktalarda ise

Mutlaka yeri değiştirilmeli ve bu kaynaklardan uzaklaştırılmalıdır.

Difenbahya’nın toprağı yılda bir defa değiştirilmelidir. Ayrıca vitamin ve mineral ihtiyacını karşılayabileceği takviye besinlerden de yararlanırsanız bitki gelişiminde olumlu sonuçlar elde edebilirsiniz.

Difenbahya’nın sulaması toprak nemi kontrol edilerek toprağın her yeri eşit ıslanacak şekilde yapılmalıdır. Suyun dinlendirilmiş su olması çok önemlidir. Yaz aylarında hava sıcaklığı yüksek olduğu için daha sık sulama yapılırken kış aylarında daha seyrek ve kontrollü şekilde sulanmalıdır.

Bitkinin hava ihtiyacı günlük ve düzenli olarak bulunduğu odanın penceresi açılarak sağlanmalıdır.

Gövdesinde boğum çizgileri belirgin olan Difenbahya bitkisinin birden fazla dalı varsa düz uçlu, steril edilmiş kesici yardımıyla dalı boğum çizgisinden kesiyoruz. Ve bu parçayı oda sıcaklığında dinlendirilmiş suya koyuyoruz.

Bitkinin hızlı köklenmesi için suyun içerisine bir adet kesme şeker atabilirsiniz.

Kök uzunluğu 10-15 cm olduktan sonra bitkinizi yeni bir saksıya dikebilirsiniz.

Ayrıca gövdede kalan kesilmiş ucu hava ile temastan etkilenmemesi için mum damlatabilirsiniz.

DRACAENA MARGİNATA *

Büyük salon bitkileri listemizde son sırada dracaena yer alıyor. Daha çok ejderha ağacı olarak bilinen Dracaena marginata, yeşil kılıç benzeri, kırmızı kenarlı yaprakları olan çekici bir bitkidir. Madagaskar’a özgü olan göz alıcı bitki olan Dracena marginata ev bahçıvanları için harika bir başlangıç bitkisi olarak bilinir. Bakımı kolaydır ve kuraklığa dayanıklıdır.

Yavaş büyüyen Dracaena marginata yıl boyunca ekilebilir. Yaşadığı iklimi çok severse ilkbaharda küçük beyaz çiçekler açar. Fakat iç mekan bakımında çiçek açması çok daha zordur. Dracaena marginata, sıcak iklimlerde dış mekan bakımında yaklaşık 20 fit kadar büyüyebilmektedir. Ancak genellikle saksıda iç mekan bitkisi olarak yetiştirilir ve 6 fit veya daha az budanmış halde tutulur.

Ejderha ağacı, ejderha bitkisi, Madagaskar ejder ağacı isimleriyle de bilinmektedir. Geniş bir sıcaklık toleransına sahip olması nedeniyle evler ve ofisler için büyük saksı bitkileri olarak çok popülerdir.

İyi drene olan toprağa ekilmeli ve büyüme mevsimi boyunca düzenli olarak sulanmalıdır. Çeşitli ışık koşullarında yaşayabilmeyi başarsalar da dolaylı parlak ışıkla en iyi şekilde gelişim gösterirler. Mekanınıza güzellik katmanın yanı sıra, ev havanızdaki zararlı kimyasalların uzaklaştırılmasında da faydalıdırlar.

En iyi parlak ışıkta büyür. Ancak kısmi gölgede de hayatta kalabilir. Düşük ışık koşullarında tutulan bitkilerin daha yavaş büyüyeceğini ve daha az yoğun renkli daha küçük yapraklar oluşturacağını unutmayın! Ek olarak, Dracaena marginata’yı doğrudan güneş ışığı alan bir yere koymamaya dikkat edin. Işığa çok yakın olması nedeniyle yaprakları kolayca yanabilir.

Saksı bitkisi olarak yetiştirirken gevşek, iyi drene edilmiş bir toprak karışımı kullanın. Turba yosunu ile değiştirilmiş tınlı toprak idealdir. Seçtiğiniz kabın büyüklüğü ve derinliği bitkinin kök sisteminin rahat etmesi açısından önemlidir.

Dracaena marginata’yı sulamadan önce toprağın üst yarısının kurumasını bekleyin. Bitki yapraklarında kahverengi uçlar gözlemlerseniz çok fazla sulama yapmış olabilirsiniz. Ya da kullandığınız suyun çok fazla tuz veya florür içerdiğinin ve bu da renk değişikliğine neden olabileceğinin bir işaretidir. Bitkinin sarı yaprakları varsa bu genellikle daha fazla suya ihtiyacı olduğu anlamına gelir.

gübre ihtiyacı nispeten düşüktür ve gelişen bir bitkiye sahip olmanın temel bir bileşeni değildir. Büyümelerini artırmak için baharın başında dengeli kontrollü sıvı gübre kullanabilirsiniz. Kışın gübreleme yapmayın.

Güzel olduğu kadar Dracaena marginata da zehirlidir. İnsanlar için zararlı olmasa da yapraklarını tüketmek kediler ve köpekler için son derece zehirlidir. Kediler özellikle toksik alkidler içeren yaprakları çiğnemekten hoşlanırlar. Evcil hayvanınızın kusma, ishal, mide tahrişi, aşırı salya, ağız içinde ve çevresinde tahriş, yüzün şişmesi, zayıflık belirtilerinden herhangi birini sergilediğini fark ederseniz, derhal bir acil durum veterineri ile iletişime geçin.

Dracaena marginata’yı suda köklendirip çoğaltabilirsiniz. Gövdesinde yer alan düğüm (boğum) çizgilerinden düz uçlu sterilize edilmiş kesici ile kesip suda köklenmeye bırakabilirsiniz. Köklenme gerçekleştikten sonra bol hava delikli, uygun büyüklük ve derinliğe sahip saksıya aktarabilirsiniz.

Dracaena marginata çok yavaş büyüme gösterdiği için genellikle 2-3 yılda bir saksı değişimi yapılmaktadır Bu arada saksı toprağını yıllık olarak yenileyebilirsiniz.

Genellikle unlu bit hastalığına yakalanmaktadır. Yine örümcek akarlarına yuva olmaya yatkındır. Genellikle çok sıcak ve nemsiz kaldığında hastalıklara yakalanması kolaylaşmaktadır.

Büyük salon bitkileri yazımızı beğendiyseniz, aşağıdaki yazılarımız da ilginizi çekebilir.

Banyoda yetiştirebileceğiniz nemi seven 30 bitki

Mutfakta yetişen çiçekler: İşte en güzel mutfak bitkileri

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Salonumdaki kör noktayı nasıl değerlendirebilirim? Ev Terapisti yanıtladı

mutfak-ipuçları

Mutfakta saklama, sergileme ipuçları! İşlevsel bir mutfak oluşturun