Okyanusun yanı başında huzur dolu bir evdeyiz

Okyanusun hemen yanı başında, bir kumsal evindeyiz… Peter ve Karen Moore çiftinin New Jersey’de sahip oldukları bu ev, yeni yılı da bambaşka bir ruh hali ile karşılamış.

Açık planlı oturma odasında konforlu bir yaşam alanı elde etmek istemişler. Ektorp serisi kanepeler Ikea’dan. Moore çifti çok fazla misafir ağırladığı için kanepelerin her biri aynı zamanda açılıp yatak olabiliyor. Bu serinin pufları da hem ekstra oturma alanı sağlıyor hem de sandıklı oluşlarıyla pratik bir depolama ünitesi görevini üstleniyor.

Yerde 60’lar stilinde boydan boya halılar varmış. Bunların tamamını kaldırıp lamine parke yapmışlar. Böylelikle de evin çok daha ferah ve aydınlık olmasını sağlamışlar.

BİR SENEDE TADİLAT TAMAMLANDI

Evliliklerinin 20. yıldönümü hediyesi olarak Karen’ın eşi Peter, ona çoktandır hayalini kurmakta olduğu bir kumsal evi satın aldığında, Karen bir sonraki adımın yılbaşına deniz kenarında böylesi masalsı bir evde gireceğini tahmin bile etmiyordu.

Evi 2002’de satın alır almaz ilk yaptıkları şey renovasyona başlamak olmuş. Yaklaşık bir senenin sonunda da tüm tadilatlar bitmiş eve tam anlamıyla yerleşmişler. Bunun için yerel bir firma ile çalışmışlar. Gerekli bütün izinleri aldıktan sonra da mimari değişikliklere başlamışlar. Yapıya dahil ettikleri tek ek bina ise garajın olduğu alan.

Yılbaşı ağacı gerçek bir çam ağacı. Bu sebeple evin her tarafını taze bir çam kokusu dolduruyor. Bu ambiyansı ise loş yansımalar yaratan mumlar tamamlıyor. Ev sahibesi Kuzeyli İskandinav stiline adeta aşk besleyen biri olduğu için hem ev bu stilde dekore edilmiş hem de yılbaşı dekorasyonunda belirgin bir şekilde İskandinav izleri gözlemleniyor. Pastel ve beyazın hakimiyetinde bu evde kırmızı-beyaz yılbaşı teması küçük renk patlamaları yaratıyor.
Kış aylarında bu evde yapmayı en çok sevdikleri şey sobanın hemen yanı başında battaniyelerine sarılarak kanepede kıvrılmakmış…

EVDE IŞIĞI KESEN DUVARLAR YIKILDI

Ev oldukça karanlıkmış. Uçsuz bucaksız mavi gökyüzünün aydınlığı hiçbir biçimde kulübenin içine giremiyormuş. Bu sebeple ilk iş evde ışığı kesen gereksiz duvarları yıkmış ve alanı olabildiğince açarak genişletmişler. Aynı zamanda pencereleri yıkarak boydan boya inşa etmişler. Evin tüm odalarına sürme kapılar yaptırarak iç mekanı alabildiğine aydınlık hale getirmişler.

Bu sene kuralları ters yüz edip siz de duvarınıza dallardan böyle bir ağaç yapabilirsiniz.

Evin tadilatında ekonomik davranmaya böylelikle de bütçelerini fazla sarsmamaya gayret etmişler. Lavabolardan, mutfak tezgahına kadar pek çok şey en hesaplı biçimde yenilenmiş. Evdeki eşyaların çoğu da ikinci el ya da yerel satıcılardan alınmış. Evde çok fazla eşya bulunmuyor. Bu sebeple alanda kesintisiz bir görünüm hakim. Bir şeyleri sergilemek için de olabildiğince açık raflı üniteler ya da duvarda raflar kullanarak zemindeki kullanım alanını sınırlamamışlar.

Evde iki adet yatak odası bulunuyor. Mavi-beyaz bir kumsal evinin tüm özellikleri bu yatak odasına hakim. Kalabalık misafirleri geldiğinde bir kısmı bu odada bir kısmını ise salonda misafir ediyorlar.

MUTFAK DEKORASYONU

Mutfak ile oturma odasını ayıran duvarı mimarları yıkmamak konusunda ısrar etmiş. Çünkü eski bir ev olduğu için çatının çökme tehlikesi mevcutmuş. Bunun yerine çatıyı güçlendirip bu duvarı yine de yıkmaya karar vermişler. Mutfak dolapları 60’lı yıllarda çok popüler olan formikadanmış. Yerel bir marangoz ile çalışarak tamamını boyayarak Shaker stili bir mutfağa dönüştürmüşler.

Her dem beyaz Tekstillerin pek çoğunun beyaz olmasının sebebi alanı olabildiğince geniş göstermek. Perdelerin beyaz oluşu da dışarıdan gelen ışığı hiçbir biçimde engellemiyor.

Halkalı’da 157 metrekarelik evdeyiz: En büyük ilham kaynağım doğa