Dört adımda plastiğe veda

0

Dört rasyonel adımla gün geçtikçe etrafımızı saran plastik dünyadan uzaklaşmaya hazır mısınız? Çünkü biz daha az plastikle yaşayabiliriz, ama dünyamız daha fazlasıyla yaşayamaz!

PLASTİĞE HAYIR AMA NASIL? Çevre ve geleceğimizin devamı için dünyadaki plastik miktarının azaltılması gerektiği bir gerçek. Ancak etrafımız tam bir plastik ordusuyla çevriliyken bu oldukça göz korkutucu bir sorun haline dönüşüyor.

ADIM 1: BAŞLIYORUZ

Ev eşyaları satın alırken ve günlük yaşamınızı sürdürürken bu dört şeyi aklınızda tutmaya çalışın:

Reddet: İşe reddetmekle başlayın, çünkü bu en kolay adımlardan biri. Yapacağınız tek şey plastik çantalar, plastik şişe ve gereçler gibi basit birkaç şeye “hayır” demek.

Azalt: Bugün bir asır öncesine göre dünya kaynaklarımızı tam sekiz kat daha fazla tükettiğimizi biliyor muydunuz? Odun ve pamuk gibi yenilenebilir biyokütle tüketimi artarken, diğer yandan plastik ve sentetik malzeme üretmek için mineral ve maden cevheri gibi fosil yakıtlar kullanılıyor. Önümüzdeki 20 yıl boyunca kullanılan plastik miktarının ikiye katlanacağı düşünülürse daha az plastik malzeme satın alıp ambalajlardan kaçınarak, çevreyi ve sağlığımızı koruyabiliriz.

Yerine kullan: Plastik seçenekleri çevreye duyarlı olanlarla değiştirmek için piyasada pek çok malzeme var. Mesela tereyağınızı çok şık seramik, cam ya da porselen bir kapta sunmak dururken neden plastik olanları alıyor ya da servis için tahta kaşık yerine plastik kullanıyorsunuz?

Yeniden kullan: Etrafınıza bir bakın. Eski cam şişeleri yeniden doldurarak kullanmak akıllıca olmaz mı? Artık pek çok bakkal veya küçük market sizi kendi kaplarınızı getirmeye teşvik ediyor ve hatta bunun için ufak bir iskonto bile yapanlar var. Peki ya moda döngüsünün bizlere dikte ettiği tüm o kıyafetlere ne demeli? Birçoğumuz aslında plastik esaslı sentetik kumaşlar giyiyoruz ve bunlar da en az plastik poşetler kadar sorun oluşturuyor.

ADIM 2: BUZDOLABI VE KİLERDE DURUM NE?

Alışveriş alışkanlıklarında ve depolama seçeneklerinde yapılacak basit birkaç değişim plastik kullanımını büyük ölçüde azaltabilir.

Metal ambalajlar: Plastik yerine metal ambalaj kullanımı iyi bir alternatif olduğu gibi bazı potansiyel sakıncaları da bulunuyor. Metal değerli olduğu kadar mükemmelce geri dönüştürülebilir ve yeniden işlendiğinde de kolayca bozulmayan bir malzeme. Ancak metal ambalajlar ağır olabilir, bu yüzden nakliyesi için daha çok enerji ve maliyet gerekir. Ayrıca bazı teneke kutular BPA içeren ince bir plastik film ile kaplanır ki bu az da olsa sağlığımızı olumsuz etkileyebilir.

Cam şişe ve kavanozlar: Yiyecekleri saklamak ve depolamak için ideal malzeme olan cam, zor taşınan ve kırılgan bir seçenek. Bazı farklı cam tipleri ise geri dönüşümü zorlaştırabilir. Ancak her seferinde yeni bir tane almak yerine, bir cam kavanozu tekrar doldurarak defalarca ve güvenle kullanabilirsiniz.

Karton ve kağıt kutular: Bu yenilenebilir, geri dönüştürülebilir veya birleştirilebilir malzeme, kullanımı kolay olsa da kâğıt ürünlere olan talepteki büyük artış zaman içinde orman arazilerinin yok olmasına sebep olabilir. Bu yüzden dikkatli kullanmak gerekiyor.

Bitki bazlı biyoplastikler: Hızla büyüyen bir sektör olan biyoplastikler, tüketicilerde oluşan algı karışıklığı ve endüstriyel makine ihtiyacı yüzünden hala çok kolay temin edilemiyor. Bu yüzden de çöpe atılan biyoplastikler de diğer atıklar gibi emisyonlar üreterek zararlı olabilir.

Ayrışabilir biyolojik plastikler: Parçalanabilir veya oxo-biyoçözünür demek plastiğin çok küçük parçalara bölünmesi anlamına geliyor. Biyobozunur malzemeler doğada çözünürken bakteri üretse de bu çözünme işlemi çok uzun yıllar sürer.

ADIM 3: TEMİZLİK MALZEMELERİ

Bugün piyasada pek çok plastik içermeyen işlevsel temizlik ürünü var. Reklamlarda izlediğimiz plastik paketten çıkan tek kullanımlık kağıt mendillerle etrafı temizleyen ev kadınları her ne kadar mutlu görünseler de, siz kullanmasanız da hayatınızda bir şey değişmeyecek. Çünkü tüm o ıslak mendillerin, şampuanların, mutfak yağları ve kirleri emen tek kullanımlık ıslak bezlerin kanalizasyonlarda sıkışıp kaldığını biliyor muydunuz? Bu yüzden tezgah, zemin veya deri yüzeyleri silmek, bebek ve kişisel bakımınız için ıslak mendil kullanmayın ya da olabildiğince azaltın!

Süpermarket raflarına dikkatlice bakarsanız çok amaçlı bazı sünger bezlerin küçük bir köşesinde brokoli sembolü göreceksiniz. Bu, brokoli gibi bol lifli bitki kaynaklı selülozdan yapılmış anlamına geliyor. Bu sembolü olanları tercih edebilirsiniz. Mesela son yıllarda İsveç’te de bu tip bitki kaynaklı selülozdan üretilen giysiler yaygın olarak kullanılmaya başlandı. Kimyasal temizleyiciler olmadan kullanılabilen mikrofiber bezler de doğru seçimler. Sentetik olsalar da uzun ömürlüler ve çoğu zaman karton kutu içerisinde satılıyorlar. Üstelik plastik şişede satılan pek çok temizlik ürününden daha iyi sonuç alabiliyorsunuz. İyi kalitede doğal lifli süpürgeler ve ahşap saplı fırçalar, plastik olanlardan daha ağır olsa da tercih edilebilir.

ADIM 4: YENİLENEBİLİR VE GERİ DÖNÜŞTÜRÜLMÜŞ KUMAŞLAR

Koton: Sentetikten sonra dünyada en yaygın kullanılan dokuma türü. Ancak bir T-shirt için tarlalarda yetişen pamuk yaklaşık 500 litre su tüketir. Dünyadaki tarımsal alanların yaklaşık yüzde 2,5’i pamuk yetiştirmek için kullanılsa da pamuk üretim sanayiinin küresel böcek ilacı kullanımının yüzde 24’ünü oluşturduğunu da unutmayın!

Denim: Sert bir dokuma türüdür. Kimyasal olarak sert pamuktan üretilir. Kimi kullanıcılar kot pantolonların çok uzun süreler hiç yıkanmadan kullanılabileceği iddiasında (kokuları gidermek için derin dondrucuya konuluyor)… Bu da enerji ve su tasarrufuna katkı sağlıyor.

Bambu: Pamuktan çok daha az su kullanılarak üretilen bambu pestisitlere hiç ihtiyaç duymuyor ve dibinden hasat edilerek kolayca yeniden büyüyebiliyor. Hızlı büyüyen bambu, atmosferdeki karbonu sabitlemekte de yararlı bir bitki. Ancak sentetik veya pamuktan pahalı olan bitkinin ticari üretimi için, Çin’deki pandaların yaşam alanlarının tehdit ediliyor olması korkutucu.

İpek: Yüzde 100 doğal, yumuşak bir dokuma olsa da, üretim teknikleri sebebiyle özellikle veganlar arasında popüler bir dokuma değil. Vegan ipek de bulunuyor, ama koza olmadan önce güvelerin canlı çıkmasını sağlayan modifiye işlemler, bu dokumayı nadir ve oldukça pahalı hale getiriyor.

HAZIRLAYAN PELİN ÖZKUL

Yorum yazın

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır.