AŞKAŞK

Bir sahil kasabasında huzuru bulan evdeyiz!

Soğuk bir kış günü her yerde kar varken misafir oluyoruz Elmas Dereci’nin Şile Sahilköy’deki müstakil evine. İçeri girdiğimizde sıcak ve samimi bir mekan karşılıyor bizleri.

Halkla ilişkiler sektöründe uzun yıllardır çalışan Dereci samimiyetini, A’dan Z’ye her şeyini yaptığı evine de yansıtmış. “Arsayı projelendirilmiş olarak satın aldım. Sürekli yaşamak için özellikle köyde olmasını tercih ettim çünkü yapılanma ve yükselen binalar bulunmasın istiyordum” diyor.

Salonun başrolünde şömine var. Yaşam alanının en uygun noktasına konumlanmış olan şömine Hürsan’a yaptırılmış. Şöminenin tam karşısında 5 kişilik uzun bir kanepe konumlanıyor. Bu kanepe Moda’da bir mobilyacıya özel olarak yaptırılmış.

VERANDA VE BALKONU SALONA KATTI *

Elmas Dereci projede büyük değişiklikler yapmış, projede evin iki verandası varmış ve tüm çevresi balkon ile çevriliymiş. Ön cephede salonun olduğu bölüme veranda ve balkonu katarak geniş bir alan elde etmiş. Veranda olan bölüm ise salonla bütünleşen büyük bir açık mutfak haline getirilmiş. Evin salonunun şöminesiz olamayacağını düşünerek bir de şömine eklemiş. Dış cepheyi ise projeye uygun olarak gerçekleştirmiş. Ancak iç düzenlemesini tamamen değiştirerek rahat ve kullanışlı bir hale getirmiş.

“Daha önce Evim dergisinde gördüğüm ve çok beğendiğim pufların aynılarını yaptırmak istedim. Üzerindeki örgü döşemeleri ablam yaptı ve Modoko’da bir döşemeciye elimdeki örneği vererek yapmasını rica ettim. İstenildiği anda her yere taşınabiliyor ve kullanımı çok pratik. Penceremin önüne de çok yakışıyorlar.”

KANEPEYİ ÖZEL OLARAK YAPTIRDI *

Şöminenin hemen karşısına 5 kişilik uzun bir kanepe yerleştirmiş. Bu kanepeyi özel olarak yaptırmış. Elmas Hanım “beyaz benim en çok sevdiğim renklerden birisi. Ruhumu aydınlatıyor. Bu nedenle evin geneline beyaz hakim. Çünkü beyazın üzerine ne yerleştirirsen yerleştir çok güzel duruyor” diyor.

Salondaki tek kişilik beyaz koltuk Doğtaş, beyaz yan sehpa ise Tchibo’dan alınmış. Evin salon ve mutfak kısmı tamamen camekandan oluşuyor, böylece yaz aylarında güneş tamamen salonun içine doğuyor ve tüm gün güneş altında. Güneşin eve girmesi sağlanmış ama rahatsız etmemesi için de tüm camlarda stor kullanılmış. Kalın perdelere ise yanlarda yer verilmiş. “Dökülen perdeleri seviyorum bana göre çok daha sıcak ve yaşam katıyor evlere” diyor Dereci.

“Tasarımı yine Evim dergisinden esinlenerek kendim yaptım. Merdivenin altındaki kapalı dolapta, sık kullandığım eşyalar bulunuyor. Aynı bölümü çalışma grubu olarak değerlendirmeyi uygun buldum. Hem salondan uzak bir köşe hem de salona açılıyor… Kalabalık içindeki sessizlik gibi… Sizce de güzel değil mi?”

“ŞÖMİNE ÖNÜNDE SOHBET EN BÜYÜK ZEVKLERİMDEN BİRİ” *

Şömine önündeki hasır sandalyeler çok kullanışlı ve keyifli. Ev sahibi bu sandalyeleri yaz aylarında evin terasında kullanmak için almış. Şimdilik şömine önünde oturup keyfini çıkarıyor: “Şömine önünde dostlarımla oturup sohbet etmek en büyük zevklerimden biri. Şömine ve ateş çok keyifli ancak salonun ortasında odun yığını olması hem kirlilik hem de estetik açıdan sıkıcı bir durum. Bu nedenle İkea’dan satın aldığım küçük bir sepeti odun sepeti haline getirdim ve sorun böylece ortadan kalktı.”

Mutfakta, büyük bir yemek masası ve konforlu sandalyeler başrolde. Bunun nedeni ev sahibinin kalabalık aile yemekleri ve masa sohbetlerini çok sevmesi.

KALABALIK AİLELER İÇİN DÜZEN *

Evin açık mutfağına büyük bir yemek masası ve rahat sandalyeler yerleştirilmiş. Bunun en önemli nedeni ev sahibinin kalabalık aile yemeklerinden ve masa sohbetlerinden hoşlanıyor olması. Yemek bölümü ve salonun bütünlüğü, aynı zaman da bir o kadar da ayrı durması ev sahibi için kullanışlı bir ortam yaratmış.

Mutfakta kırmızı renk, perdeden aksesuara kadar her yerde kendini gösteriyor. Perdeleri İkea’dan aldığı kumaşla ev sahibi kendisi dikmiş.

Evde misafir varken kapalı kapılar ardında yemek hazırlamak yerine, sohbet ederek yemek yapmak ev sahibine ayrı bir keyif veriyor. Masa ve sandalyeler Doğtaş’tan alınmış. Mutfak dolaplarının tasarımı ise ev sahibine ait. Uygulama ise Mimar Derya Suat Usta tarafından yapılmış.

“Ferforjenin dantel gibi işlenmiş hali” diyor ev sahibi karyolası için. Çok sevdiği bu karyolayı Çağlayan’da Köksallar Ferforje’den satın almış.

Evin genelindeki aydınlık ortam yatak odalarında da kendini gösteriyor, Elmas Dereci bu durumu şöyle anlatıyor: “Sabahları aydınlık ve mutlu bir güne gözlerini açmak çok önemli benim için. Ayrıca minik çiçek desenlerini her zaman sevmişimdir. Bu nedenle yatak odasında minik çiçek desenli duvar kağıtlarını tercih ettim. Çağlayan’daki Köksallar Ferforje’de aradığım karyolayı buldum. Yatak odasının bir bölümünü açık gardırop olarak değerlendirdim. Minik bir rustik ile penceredeki tüllerin aynısını kapı yerine burada da kullandım.”

Ev sahibi banyosunda biraz hamam biraz da SPA havasının olmasını istemiş. Ayaklı küvet onun hep hayali olmuş. Bu evinde de bu hayali gerçekleştirmiş.
Konuk odasında yeşil ve mor tercih edilmiş. Odanın bir duvarına gömme dolap yerleştirilmiş. Kanepe yatak Köksallar Ferforje. Şifoniyer ise ham halde alınıp odanın renklerinde boyatılmış.

Nostaljinin izinde vintage detaylar olan bir evdeyiz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Lise öğrencisine bol çözümlü bir oda: İşte öncesi ve sonrası

Paris’in cazibeli ve nostaljik apartman stili