40 metrekarede sanatsal yaratıcılık

0

Siyah üzerinde çarpıcı bir kontrast oluşturan tablolar, ana yaşam alanının en çok dikkat çeken detayları...

Mersin Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nde son sınıf öğrencisi Rabia Kocatürk, kendisi için ilginç ve sanatsal  çalışmalarla dolu bir ev yapmış. Mobilyaların birçoğu kendi tasarımı. Bu evi, diğer Evim okurlarıyla da paylaşmak  istediğinde ise bize yazdı.

Evi planlarken öncelikli amacı, bu kadar küçük bir alanda yaşanılası bir mekan kalitesi yaratabilmek olmuş.

Etnik ve modern, desenli ve sade, siyah ve beyaz unsurları bir aradakullanarak mekanın dikkat çekiçiliğini bu  kontrastlarla çarpıcı şekildeartırmaya çalışmış. Kilimler ve tabloların öne çıkması için temelunsurlarda özellikle  siyah, beyaz ve gri tonlarını tercih etmiş.

Oturma odasındaki duvar bir sergi alanı gibi tasarlanmış. Siyahboyalı zemin üzerindeki tüm yağlı boya tablolar da ev sahibesine ait.Duvar üzerine tebeşirle yazı yazılabilir nitelikte. Koltuk İkea’dan.Yerdeki kilimler el dokuması ve  aile yadigarı. Neredeyse 70-80yaşındalar…
~Ana yaşam alanı olan küçük salon aslında birçok işlevin içiçe geçmiş hali… Mekan içinde bir çalışma alanı, bir  okuma köşesi, bir mutfak ve bir de sergileme alanı bulunuyor. Mekanı önce işlevlerine göre bölüp o işlevleri  tekrar birbiri içinde yeniden düzenlemiş ev sahibesi. Okuma köşesi, TV köşesi ve oturma alanı içinde hem alanın  bir parçası hem de kendi içinde bir köşe.

Sıcak, yaşanası ve etno-modern unsurları birleştirme çabası içinde tasarlanan mekan davetkar bir atmosfere  sahip. Siyaha boyanan duvarın önünde adeta diğer alanlardan bağımsız bir yaşam tasvir edilmiş. Rahat ve pratik  bir yaşam şık ve doğal dokularla birleştirilmiş.

Doğal dokular, el yapımı özgün unsurlar, beyaz kumaş, antika unsurlar tamamen evin doğal ruhunu pekiştirmek  için özellikle tercih edilmiş.

Evde yer alan pek çok işlevsel öğe Rabia Kocatürk’ün imzasını taşıyor. Örneğin Mersin’e ait yöresel malzeme  olan kargılardan ve demirden yaptırdığı paravan bizim de favorimiz. Zira bu ara bölmenin bir tarafı ise aynı  zamanda kitaplık. Paravan okuma köşesi ile mutfağı bölüyor.

Salonun genelinde keyifle biriktirilmiş objeler dikkat çekiyor. TV’nin altındaki masif ahşap raflarda aile hatıraları,  kardeşinin yaptığı kutular yer alıyor. Kapadokyalı bir aile oldukları için bu yöreye ait şaraplar, toprak testiler sıkça  karşımıza çıkıyor. Büyük boydaki küpler tam anlamıyla aile yadigarı. Neredeyse 5 kuşak geriye giden bu  küpler o zamanlar Kapadokya’da üretilmiş.

Evde hiyerarşik bir yerleşim var. İlk göze çarpan ise duvardaki mini sergileme alanı. Tablolar belirgin bir odak  noktası yaratıyor. İkinci sırada yer alan çarpıcı alanı kanapenin bulunduğu alan. Bu köşe adeta mekana girer  girmez koltukta uzanma istegi uyandırıyor. Okuma koşesi de baştan çıkarıcılığını açıkça göz önüne seriyor.

Evin tamamı 38 metrekare. Böylesi küçük bir alanı, bu kadar kullanışlı ve aynı anda davetkar ve ince düşünülmüş  detaylarla tasarlayan ev sahibesinin kuşkusuz bir mimar oluşu mekana sahip olduğu karakteri kazandırmakta en  önemli detay…

HAZIRLAYAN Rabia Kocatürk
FOTOĞRAFLAR
Barbaros Sağlamtürk

Yorum yazın

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır.