Önce düşünün!

0

– Kaç insanı oturtmanız gerekiyor?

– Yarattığınız mekan yalnızca dinlenme ve eğlenme alanı mı olacak yoksa aile için bir ortam mı? Ya da her ikisi?

– Çocuklarınız var mı? Evcil hayvanınız?

– Daha çok gündüz mü yoksa gece mi kullanacağınız bir yer olacak?

– Bu mekan bir oturma odası gibi kullanışlı mı olacak yoksa daha çok küçük bir çalışma odası tarzında mı?

– Ayaklarınızı orta sehpaya uzatabiliyor olmak mı istersiniz?

– Bu mekanda ne tür aktiviteler yapacaksınız? Çalışma? Sanat? Ya da yalnızca televizyon?

– Peki televizyonunuzu gizlemek ister misiniz?

Bu gibi soruları evinizdeki bir alanı dekore etmeden önce kendinize sormalı ve dekorasyon hatalarından kaçınmak için yaşam tarzınızı düşünüp ona göre dekore etmelisiniz.

Güzel mekânlar yaratırken öncelikle yaşam tarzınızla ilgili dürüst olmanız gerekir. Sadece stilinize bağlı heveslerinizi değil, kullanım ihtiyaçlarınızı da göz önünde bulundurmalısınız. Parti/davet verebileceğiniz daha resmiyete uygun bir oturma odası hayal edebilirsiniz ama ya herkesi çok eğlendiremez ya da sizin ve ailenizin çok da hoşuna gitmeyecek bir ortam elde ederseniz. Ne olacak peki, sonuçta birileri mutsuz olacak. Unutmayın ki sergi salonu gibi duran bir oda sanki çok değerliymiş, tekmiş hissi verir ve ancak kimse o mekâna ayak basmak istemez. Kullanılmayan bir odadan daha üzücü bir şey olamaz.

Bu nedenle planınızda nelerin işlemediğini gözlemlemeli ve olası düzeltmeler için fikirler üretmelisiniz. Hiç hoparlörler başka odada olduğu için müzik dinlemediğiniz oldu mu? Ya da misafirlerin önüne çok küçük olan kahve sehpasını koymaya içerlediğiniz? Hatalara ve sorunlara çözüm bulmak size nasıl davranmanız gerektiğini söyleyen bir mekan yerine sizin yaşam tarzınıza uygun, işinize yarayacak bir mekan yaratmanızı sağlar.

Yorum yazın

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır.