Nostaljik esintiler

0


Cihangir’in yokuşlu mahallelerinden birinde karşımıza çıkan küçük ve şirin ev, sahibesinin geçmişe özlemini her fırsatta yansıttığı yaşayan bir müze havasında…

Yeşil kanepe ve TV sehpası Halit Berker’den alınmış. Orta sehpa, koltuk ve avize mimar Aslı Kendiroğlu tasarımı.


Mavi lambalar, gülabdanlık ve lokumluk ev sahibesinin çeyizi.  

El heykeller ev sahibinin üniversitede hocası olan Saim Bugay’a ait.

Eski plak kılıfları da dekorasyonu tamamlayan öğelerden biri.

~
Duvardaki antika tabaklar ev sahibesinin çeyizi. Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde yurtdışında yaptırılmıs. El boyaması olan yemek tabakları Avusturya, Polonya ve Macar malı.

Kanepe mimar Aslı Kendiroğlu tasarımı. Arkadaki konsol Mudo Concept’ten alınmış.

Müşteri yöneticisi Eda Dalçam Yılmaz ve sanat yönetmeni Atilla Yılmaz’ın Cihangir’deki şipşirin evlerine konuk olduk bu ay. Eşlerden biri sanat yönetmeni, diğeri antika meraklısı olunca ev de adeta bir film seti gibi. (Atilla Yılmaz reklam ve uzun metrajlı filmlerde sanat yönetmenliği yapıyor. Son olarak İstanbul’da çekilen Takip 2: İstanbul filminde çalışmış.)

Eski İstanbul apartmanlarından birinde konumlanan ev yapının orjinal haline sadık kalınarak yenilenmiş. Böylelikle 90 metrekare olan mekan hem sıcak, hem de fonksiyonel bir görünüme dönüşmüş. Özellikle deniz düşkünü olan müteahittin tekne kapısı ve camından ilham alarak yaptırdığı dalga motifli giriş kapıları görülmeye değer. Bu kadar etkileyici bir kapının ardındaki ev de en az onun kadar nostaljik.

1.5 yıldır kendi evlerinde oturan çift, evi yenilerken yakın arkadaşları olan mimar Aslı Kendiroğlu’ndan yardım almışlar. Antika ve retro objelerle süslenen ev bu tarzlara uygun mobilyalarla dekore edilerek bütünlük sağlanmış. Mevcut duvarlar kazınarak altta kalan tuğla yüzeyler ortaya çıkarılmış. Ahşap zemin ve yer seramikleri evin ilk yapıldığı günden kalma. 
~Yatak odalarına giden koridoru Atilla Yılmaz’a çekim sonrasında hediye edilen yol tabelaları süslüyor.

Yemek masası Karadeniz’deki evlerin subasmanlarında kullanılan ağaçtan yapılmış. Masa ve bankın tasarımı ev sahibine ait. Tavandaki avizenin camlarını evsahibesinin annesi vermiş, mimar Aslı Kendiroğlu tasarlamış. Ev sahibesi Aslı Kendiroğlu ile zevklerinin çok uyuştuğunu, her güzel şey gördüğünde haber vermesinin kendilerini çok mutlu ettiğini ifade ediyor.

 

Girişteki askılıkları çift Barcelona’ya evlenmeye gittikleri hafta oradan almış.
Ayna Müstemal Eşya Evi’nden alınmış. 

Antika meraklısı olan Eda Dalçam Yılmaz bu tutkusunu bakın nasıl dile getiriyor: “Konsolun üzerindeki opal lambalar ve kitaplıktaki mavi lambalar, mavi gülabdanlık, lokumluk ve duvardaki antika tabaklar benim çeyizim. Hepsi anneannemden kalma. Annem ve benim cam merakımız var, nereye gitsem mutlaka cam, opal ya da kristal objeler alıyorum. Eski camlardaki yaşanmışlığı düşünüyorum. Bu beni her zaman heyecanlandırıyor.” 

Yoğun iş temposu olan çift genelde evde zaman geçirmeyi seviyor. O nedenle mekanda 3 metre uzunluğunda yemek masası ve profesyonel bir mutfak mevcut. Atilla Yılmaz Londra’da ayakkabı tasarımı okurken gastronomiye merak salmış. O günden bugüne mutfağa çok meraklı olan Yılmaz, eşi Eda Hanım’ın Girit kökenli olması nedeniyle de mutfağa sıkça beraber giriyorlar. Mutfakta duvarların bir bölümü tuğla olarak bırakılırken, diğer bölümünde siyah seramik ve mermer kullanılmış. Mutfak dolapları Makpa Paslanmaz Çelik’e yaptırılmış. Moreno marka ocak ve lava taşlı grill İtalya’dan alınmış. 

  ~Mutfaktaki mozaik zemin korunmuş. Duvarda ise Marmara mermeri kullanılmış. Fransa ve İspanya seyahatlerinde alınan teneke kutular tezgahı süslüyor.

Mutfağın bir duvarı kazınarak tuğla yüzey ortaya çıkarılmış. Sıcak bir etki yaratan bu görüntüyü paslanmaz çelikten üretilen Marpa marka mutfak dolapları tamamlıyor.


~
Ev sahipleri ilk bakışta ev metrekare olarak küçük görünse de yüksek tavanlı olduğu için iki kişiye yettiğini söylüyorlar. Evin her parçasını, aksesuarını zamanla aldıkları için hepsinin bir hikayesi var. Farklı tarzları beraber kullanmayı sevdiklerini belirten ev sahibesi “Aslında neyi seversek onu alıyoruz. Atilla’nın prop house’u var, çekimlere eşya kiralıyor. Böyle olunca bazen eve getiremediğimiz aksesuarları kullanmasak bile alıyoruz. Hem mutlu oluyoruz, hem onlar sayesinde kazanıyoruz” diyor.

Yatak odasındaki tuvalet masası Çukurcuma’dan alınmış. Yatak ev sahibinin tasarımı.

     

Seramik fil Paşabahçe’den, Mevlana biblosu Şeb-i Aruz törenleri sırasında Konya’dan alınmış.

Banyoda ise Marmara mermeri ve ahşap birlikte kullanılmış.
Ev sahibesi hamama her ne kadar pek gitmese de görsel olarak çok sevdiğini belirtiyor. Bu atmosfere uygun olması açısından banyoyu Kapalıçarşı’dan aldığı sabunlarla süslemiş.


Banyoda hamam atmosferi yaratmak için Marmara mermeri ve ahşap birlikte kullanılmış. Eski ilaç ve kolonya şişeleri, Kapalıçarşı’dan alınan doğal sabunlarla dekore edilen mekan ferah ve dingin bir görünüme sahip.

Yorum yazın

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır.