ev-gezmesi-new-york

New York’taki bu ev şehrin ortasında bir vaha gibi

Sanatçı özgünlüğündeki işleriyle çiçek tasarımının süper starı olarak tanınan Olivier Giugni, New York Central Park’ın kuzeyine konumlanan balkonlu apartman dairesinde yeşillikler içinde yaşıyor.

ÜNLÜ BİR İSİM OLDU

Yaklaşık 40 yıldır bitkiler, yapraklar ve çiçeklerle muhteşem düzenlemeler hazırlayan Olivier Giugni, 1986 yılında Pierre Cardin’in onu Fransa’dan kalkıp New York’ta küçük bir çiçek dükkanı açmaya ikna ettiği günden beri çok yol kat etmiş. Öyle ki; ustalığının geldiği mertebede Olivier Giugni için çiçekçi tanımını kullananların Jean Paul Gaultier için de terzi demeleri gerekir. Çünkü tasarımcı, bugün Michelle Obama’dan Hillary Clinton’a, hatta Angela Merkel’e kadar birçok önemli isim için partiler tasarlayan bir isme dönüşmüş.

ÇİÇEKLERİN BAŞ DÖNDÜREN KURGUSU

Ününün ötesinde yaşadığı ev ise bir o kadar mütevazı ve karakter sahibi; mekanda illüzyon yaratan ise çiçeklerin baş döndürücü kurgusu. Tasarımcı New York’a geldikten sonra, yaratıcı olmak için tek sınırın gökyüzü olduğunu keşfetmiş ve buna inanmış. Şehrin SoHo’daki endüstriyel loftlardan merkezde gökyüzüne yükselen çelik konstrüksiyon cam kulelere uzanan sıra dışı mimari hat, ona bitki ve çiçek düzenlemesi konusunda yeni yollar bulmasında ilham vermiş.

DOĞA VE MİMARİYLE İÇ İÇE

Bir metropolün yükseltileri, derinlikleri, boyutları ve ışıltısı işine ve yaşamına nüfuz etmiş. Central Park manzaralı evini de bu sebeplerden dolayı seçmiş; doğa ve mimariyle iç içe olabilmek için. Aynı zamanda önsözünü Catherine Deneuve’in kaleme aldığı ‘Living Art: Style Your Home with Flowers’ isimli bir de kitabı bulunan Olivier’nin dairesinden içeriye girerken, sizi üzerinde Brigitte Bardot’nun notunun bulunduğu görkemli bir sukulent aranjmanı karşılıyor. Dünyanın en güzel kadınlarından ikisi… Oh la la!

TÜM YAŞAM ALANI TEK BİR MEKANDA

Tüm yaşam alanı tek bir mekanda kurgulanmış. Yemek odası, salon ve mutfak… Sadece yatak odası evin ayrı bir bölümünde yer alıyor. Tasarımcının yemek masa ve sandalyeleri ile kanepesi B&B Italia’dan alınmış. Salon ile yemek bölümü arasında bir separatör görevi gören konsol üzerine endüstriyel boyutlarda simetrik iki cam vazo yerleştirilmiş. Vazolar içerisinde ise çoğunlukla dev yapraklar ve uzun dallar yer alıyor.

EVİN BİRÇOK YERİNDE FARKLI ÇİÇEK DÜZENLEMELERİ VAR

Aslına bakarsanız evin birçok yerinde farklı çiçek düzenlemeleri bulunuyor. Bunlardan en çok dikkat çeken ise, tasarımcının yemek masasının üzerinde yarattığı minyatür bahçe düzenlemesi. Bu düzen, akşam vereceği yemek davetinin bir parçası ve davetliler bu masa üzerinde yemek yiyecekler.

Olivier Guigni, güne muhteşem bir Central Park manzarasıyla başlıyor.

Tasarımcı için çiçeklerin kendisi kadar düzenlemelerin tarzı da önem taşıyor. Zaten onu bu kadar ünlü yapan da vazoya öylesine koyduğu bir buket gala çiçeği değil, onun kurgusu ve sergilenişi.

Fransız provansında büyümüş olan Olivier Guigni’nin hayatı küçüklüğünden beri çiçeklerle çevriliymiş.

Toprağın verdiği histen hoşlanan tasarımcının bitkilerle arasında daima doğal bir çekim varmış. Tasarımcının alamet-i farikası ise yani tasarımlarında sıklıkla kullandığı aksesuarlar; abartılı ağaç gövdeleri, düğümlü dallar, yabani sarımsaklar, jeolojik buluntular, deniz kabukları ve antik objeler… Tüm bunları yeşille tutkulu bir ilişki içerisinde sunmayı seviyor. Evinde mobilyaların yerlerini sürekli değiştiren tasarımcı, çiçeklerin ve bitkilerin varlığı sayesinde de günlük ritminin değiştiğini ve onların evine büyük enerji ve neşe getirdiğini söylüyor.

Evin her odasında, hatta balkonda bile farklı çiçek tasarımları yer alıyor.

Jennifer Lawrence New York’taki evini 9.9 milyon dolara sattı!