Fransa’da 18. yüzyıldan kalma, yenilenmiş bir malikanedeyiz

0

kuzey fransa

Arduvaz çatısından gri ahşap iskeletine bakımlı ve modern bir görünüm sergileyen, taş örme temelli bu eski malikane, önündeki göl ve ahşap köprüsüyle romantizme kucak açıyor.

Fransa’nın kuzeyinde konumlanan antik görünümünün ardında baştan aşağı yenilenmiş bu çağdaş malikane, 18. yüzyıldan günümüze birçok hikayeyi içinde barındıran, onlarca aileye yuva olmuş bir geçmişe sahip.

İLK İNŞA EDİLDİĞİNDE TAM BİR ÇİFTLİK EVİYDİ *

Yapı, ilk inşa edildiğinde dönemin ihtiyaçları ve yaşam şekline karşılık gelecek şekilde tam da bir çiftlik evini andırıyormuş; ağıl, ahır, kümes ve hatta bir ekmek fırını… Tabii bina, tadilat görmedikçe yıpranmış ve yıllar içinde de kullanılmaz olmuş.

Stil dengesi Bugün bir malikane görünümündeki yapının yenilenmesi 90’lı yılların başında olmuş. Evin şimdiki sahipleri, ikiz çocuklarıyla burada yaşamak ve burayı bir aile evine dönüştürmek için kolları sıvamış ve renovasyona girişmişler.

YAPININ GELENEKSEL GÖRÜNÜMÜ BOZULMADAN YENİLENDİ *

Tüm ahşap işleri, yapının geleneksel görünümüne ve üsluba sadık kalınarak yenilenmiş. Öyle ki; oldukça fazla olan pencere doğramaları, bugün çok az marangozun bildiği ve yaptığı geçmişte kalan bir teknikle yapılmış. Tabii bu uygulama yapılırken günümüzün teknolojisinden faydalanılarak pencerelerin performansı artırılmış. Kilitleme sisteminde de, özellikle eskitilmiş antik görünümlü ispanyolet kilitler tercih edilmiş.

Nötral tonların hakimiyeti, evin bazı noktalarında kullanılan neon renklerle hafifletilmiş. Mutfakta turuncu, banyoda mercan kırmızısı ortama samimiyet katıyor.

Kanatlı pencereler gibi evin tüm kapı ve diğer süslemelerine tercih olarak eskitilmiş hissi verilmiş. Evin ana kapısı ve tokmağı da, malikaneye komşu Normandiya tarzı eski bir evin kapı modeli kopyalanarak imal ettirilmiş. Evin arduvaz çatısı yerleşim öncesi yeniden yapılmış. Yıpranmış çatı iskeleti tamamen değiştirilmiş.

Eski taşlar bakımdan geçirilmiş ve eksikleri tamamlanmış. Bu esnada çatıya ısı yalıtımı da uygulanmış. Dört orijinal çatı penceresi ise eskiye sadık kalınarak renove edilmiş. Kapı, pencere doğramaları ve evin genelinde kullanılan ahşap için meşe ağacı tercih edilmiş ve hepsi bu yapıya özel imal edilmiş. Ahşap kolon ve kirişler fabrikada kumlanarak eski ve yıpranmış görünümü verilmiş.

Merdivenlerden mutfak tezgahına yaşanmışlık hissi veren ahşabın yarattığı estetik duygusu, kapı eşiğinden geçer geçmez insanı rahatlatıyor. Ana kapıyı açar açmaz karşınıza bahçeye açılan kapı çıkarken, önünde yemek odası ve mutfak sizi karşılıyor, diğer tarafta ise salon konumlanıyor. Daha önceden bölümlere ayrılmış şimdi ise açık plan olan giriş katının tüm zeminine bej-gri renklerde taş plakalar döşenmiş.

Evin çatı katında bir misafir odası ve ailenin birlikte ve dostlarıyla vakit geçirmeyi sevdiği genişçe bir oturma odası yer alıyor

Ev sahibesi, “kır evimizde ahşap dokunun sunduğu sıcaklığı, gelişigüzel dizilmiş irili ufaklı döşenmiş taş zeminle pekiştirmek istedik. Bu sakinlik çok hoşumuza gidiyor” diyor.

Evin geneline yayılan kırsal atmosfer rustik ve retro mobilyalarla da devam ettirilmiş.

VİNTAGE PARÇALARLA DEKORE EDİLDİ *

İkinci el dükkanları, bit pazarları ve online alışveriş sitelerinden seçilen 19. yüzyıldan 1950’lere uzanan bir dönem skalasında seçilen vintage parçalarla ev, dekore edilmiş. Mutfağın da yaşam alanının bir parçası olmasını isteyen ev sahibesi, orijinali korunan geniş şöminenin yan tarafını açtırarak mutfağı salona dahil etmiş. Mutfakta masa yerine pratik olması için örme taştan ahşap tablalı bir amerikan bar yaptırılmış. Mutfağın duvarlarına vintage etkiyi devam ettirmek adına mavi-beyaz çini duvar karoları döşenmiş.

Taş eviye ve vintage armatür mutfağa çok yakışmış. Bunlar dışında mutfakta rengiyle dikkat çeken modern endüstriyel bir pişirme ünitesi tercih edilmiş. Gün boyunca ışıkla yıkanan bu mutfak yemek pişirmeyi çok seven ev sahibesinin en sevdiği bölüm. Merdivenlerin uzandığı ilk katta yatak odaları bulunuyor. Burada da canlı renk kullanımı, ebeveyn banyosunda devam ettirilmiş. Bu katın bölümlerinde zemin döşemeleri için farklı form, renk ve desenlerde çini karolar tercih edilmiş. Evin çatı katında ise misafir odası ve banyosu ile bir köşesinin çalışma alanı olarak kullanıldığı ve ailenin beraberce televizyon izlediği genişçe bir yaşam alanı bulunuyor.

ENDÜSTRİYEL VE RUSTİK STİL KARMASI *

Yapının ahşap karkasıyla uyumlu olması için endüstriyel ve rustik tarzların karması mobilyalar seçilmiş. Kumlanarak eskitilmiş ahşap ise, bej rengi taş döşemelerle tamamlanmış.

PASTORAL BAHÇE *

Bu hem rustik hem modern malikaneyi, mimarisi kadar özel kılan bir diğer unsur da pek tabii ki; yeşilin her tonunu barındıran bahçesi… Bahçenin ortasında bir su kaynağı bulunuyor ve su, bir kanalla bahçenin etrafında dolaşıyor. Evin Kuzey Avrupalı görünümünü en çok yumuşatan da yeşilin ortasında minik kıvrımlarla ilerleyen bu taş örme su kanalı ve minik köprüleri…

Bahçe tamamen yenileyerek, peyzajı bölgeye uygun olarak pastoral bir ambiyans sağlanmış. Evin arka bölümüne, pastoral ve romantik etkiyi devam ettirmek için ahşap bir sedir ile işlemeli demir bir oturma grubu yerleştirilmiş. Bahçeye Kuzey Fransa’nın iklimine uygun bitkiler dikilmiş: Çeşit çeşit ortncalar, şimşirler, Afrika zambakları… Ve sarılıcı bitkilerden mor salkım ve yasemin bahçeyi renklendiren çiçeklerden sadece birkaçı…

Pastoral bahçe

Ev turu: Fransa’da 1677 yılından kalma virane evi mükemmelleştirdiler!

Yorum yazın

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır.