BROOKLYN STİLİ EV DEKORASYONU polonya'da

Brooklyn stili ile dekore edilen 250 m2’lik iki katlı evdeyiz

Polonya’daki bu müstakil ev, Brooklyn’in meşhur loft dairelerinden ilham alınarak tasarlanmış. Shoko Desgn Team tarafından dekore edilen yaşam alanlarının tümünde, endüstriyel çizgilerde ancak son derece samimi bir atmosfer hakim.

Salonda konforu elde etmek amacıyla özellikle büyük ebatlı mobilyalar ve geniş oturumlu kanepeler kullanılmış.

BROOKLYN STİLİ

Çeşitli sanatçıların eserlerini bir araya getiren loft mekanları ile dikkat çeken New York’un önemli yaşam alanlarından Brooklyn, Polonya’daki bu evin de ilham kaynağı olmuş. Shoko Design Team’den Maria Malinowski, Brooklyn stili olarak tanımladığı bu çizgiyi, imza attığı mekanlardan birinde hayata geçirmek için uzun süre beklemiş ve sonunda karşısına bu ev çıkmış.

Pencere önüne özel tasarlanan L şeklindeki ahşap sedir, bu köşeyi evin cazibe merkezi haline getiriyor. Sedirin üzerinde bolca yastık kullanılarak rahatlık pekiştirilmiş.

250 METREKARELİK İKİ KATLI EV

250 metrekarelik iki katlı ev, geniş alanları ve yüksek tavanı sayesinde loft havası yaratmaya rahatlıkla olanak tanımış. Evin giriş katında, büyük bir metrekare üzerine kurulu mutfağı da içinde barındıran bir yemek ve oturma odası bulunuyor. İkinci katta ise ebeveyn yatak odası ve banyolar yer alıyor.

Yemek masası verandaya açılan pencere ve kapının önüne yerleştirilmiş. Masanın etrafında her biri ayrı modelde ve hepsi birbirinden güzel sandalyeler yerleştirilmiş.

Maria, ev yeni inşa edildiği için mimarisinde hiçbir değişiklik yapmadıklarını, evin mimari tasarımının tamamen sahiplerine ait olduğunu söylüyor: “Mekanın mimarisi tüm detayları ile tasarlandığı için dekorasyonu buna göre yapmak oldukça keyifliydi. Son dokunuşu eklediğimizde tam istediğimiz gibi bir yaşam alanına sahip olduk. Son derece karakteristik unsurların bulunduğu bir ev ortaya çıkardık. Bu büyük metrekareye sıcaklık katmak içinse çok sayıda büyük ebatlı bitki, duvarlarda pekçok tablo, büyük ve rahat mobilyalar ile salıncaklara yer verdik. Bazı noktalarda ve tablolarda Hint motifleri kullandık. Özellikle salonda çok büyük tablolar tercih ettik.”

Büyük ebatlı tablolar ana yaşam alanına ayrıcalık katıyor.

“MÜZE GİBİ BİR EV İSTEMİYORUZ”

Sahipleri Maria’ya, müze gibi bir ev istemediklerini daha sıcak ve rahat yaşam alanlarını tercih ettiklerini söylemiş. Evin genelinde renk olarak parlak griler ve beyaz kullanılmış. Mobilyalarda da ahşap ve grinin mükemmel uyumu görülüyor.

Evin üst katına ahşap ve metal malzemeden yorumlanan, heykelsi bir merdiven ile çıkılıyor.

Mobilyaların çoğunun tasarımı Shoko Home Team tarafından yapılmış ve özel olarak üretilmiş. Bazıları ise Ton ve HK Living markalarından satın alınmış. Sahipleri yemek yapmayı çok sevdiği ve sürekli kullanılığı için mutfağın işlevsel olmasına özellikle dikkat edilmiş. Ayrıca mutfakta evin genel stilinin biraz dışarı çıkılarak kır evi havası verilmeye çalışılmış. Banyolarda ise modern ve retro stiller birlikte kullanılarak eklektik bir görünüme imza atılmış.

Salonla iç içe tasarlanan mutfakta endüstriyel stil yerine daha çok kır evi stiline yönelinmiş. Bu nedenle beyaz renk ağırlıklı olarak kullanılmış.
Mutfak için, evin en çok kullanılan alanı diyebiliriz. Bu yüzden oldukça işlevsel.
Ev sahipleri bir müze değil, rahat ve sıcak bir yuva hayal etti
Oldukça geniş ve ferah ebeveyn yatak odasındaki mobilyalar, mekana göre özel tasarım olarak yaptırılmış. Burada da grinin soğuk etkisi sıcak ahşaplarla dengelenmiş.
Yatak odasının içinde yer alan geniş ebeveyn banyosunda da, diğer banyolarda olduğu gibi gri ve ahşap uyumu kendini gösteriyor. Ebeveyn banyosunda küvetin dış yüzeyi de komple ahşap kaplanmış
Banyoların zemininde gri beyaz tonlarında çini karolar tercih edilmiş. Duvarlarda ise gri boya ve beyaz seramik seçilmiş. Mekana sıcaklık ise dozunda kullanılan ahşaplar ile taşınmış.
Evin üç banyosu da aynı çizgide ve hepsi de son derece ferah.

HAZIRLAYAN GÜNSELİ BÜYÜKSAĞİŞ
TASARIMCI MARIA MALINOWSKI / SHOKO DESIGN TEAM
FOTOĞRAFLAR MARCIN KLABAN

İzmir Urla’daki 250 m2’lik bu evde başrolde mutfak var!