Alaçatı’da 530 m2 araziye birbirine köprüyle bağlanan 2 ayrı ev yaptırdılar

0

alaçatı ev gezmesi

Alaçatı’nın sakin ve beyaz evlerinden birindeyiz. Yörenin eski Rum yapılarından ilhamını alan, tek kişilik bir dünya burası.

530 METREKARELİK ARAZİ ÖNCEDEN SATIN ALINMIŞ *

Dilara Başkan’ın Alaçatı’daki evindeyiz. 2009 yılında İstanbul’dan buraya taşınırken evin olduğu 530 metrekarelik araziyi ev sahibesi önceden satın almış. Dilara Hanım kendisine küçük bir ev hayal ederken, ziyarete gelecek arkadaşlarını, ailesini ağırlamak için de yeterli  ve konforlu alanlar olmasını istemiş evde.

“Bu evi buraya gelmeden önce hayal etmeye başladım. Ne istiyorum, nasıl istiyorum üzerine aylarca hayal kurup, binlerce resme baktım, notlar aldım. Kendime küçük bir ev hayal ederken, beni ziyarete gelecek arkadaşlarım ve aile m için de kalacak yerler istiyordum. Sonuç ortada…”

Her ikisini aynı çatı altında toplamaya kalktığında ortaya çok büyük bir yapı çıktığından kendi evini ve konuklara ait olan yapıyı birbirinden ayırmaya karar vermişler. Evin mimarı bu soruna bir küçük bir de büyük bir yapı tasarlayarak çözüm getirmiş. Büyük ve küçük bina hem alt katta hem de üst  katta bir köprü ile birbirine bağlanıyor. Böylece Dilara Hanım da hayaline kavuşmuş.

KAPI ÖNÜ SOHBETLERİ *

Avludaki sedir ve sehpa yerel bir marangoz atölyesi olan Osman Arıcı tarafından tasarlanmış. Ev sahibesi avluyu soğuk kış ayları hariç kendisini ziyarete gelen arkadaşları veya ailesiyle kapı önü sohbetleri için kullanıyormuş.

ESKİLERE YENİ İŞLEV *

Rengi soluk, sarımsı dolap aslında eski görünümlü yeni bir parça. Yaklaşık 7-8 sene kadar önce İstanbul’dan alınmış. Bahçe aksesuarları ve ufak bahçe gereçleri için kullanılıyor.

GENİŞ VE YEŞİL BİR BAHÇE *

Bahçedeki oturma alanının zemini ahşap plakalarla kaplanmış. Beyaz çam olarak tabir edilen keresteden biçilip döşendikten sonra üzerine koruyucu cila atılmış. Beyaz şezlonglar, Ilıca’daki Harmony’den. Koltuk takımı ve minderleri Ikea. Hasır sepet ve aksesuarlar İstanbul ve İzmir’den muhtelif yerlerden alınmış. Hasır çiçek sepetleri de Ilıca Harmony’den alınmış.

BÜYÜK VE KÜÇÜK BİNALARDA KAÇ ODA VAR? *

Büyük bina olarak bahsi geçilen yapı aslında o kadar da büyük değil. Üst katta bir ebeveyn yatak odası, bir banyolu  misafir odası, zemin katta yaşam alanı, mutfak, çalışma bölümü, WC ve bir çamaşırhane/ardiye olarak kullanılan bir alan var.

Mutfağın hemen yanından arka terasa açılan kapı kahvaltı bölümü. Buradaki aksesuarlar, Mudo, Tepe Home, Harmony, Cumba, Ikea ve benzeri mağazalardan zaman içinde toparlanmış. Masanın kenarındaki sedir standart bir yatak büyüklüğünde. Bu ferforje sediri ev sahibesi lokal bir demirciye kendi yaptırmış.

Üst kattan kemerli bir köprüyle bağlanan küçük binaya ise iki misafir odası ve bu odalar için bir banyo  yapılmış. Bu küçük binanın hemen alt katı, girişi avludan olan, bağımsız bir bölüm şeklinde minik bir stüdyo daire  şeklinde düşünülmüş. Bu bölümün içinde bir yatak odası, bir banyo, bir kitchenette, yaşam alanı ve bahçeye açılan  minik bir terası var. Kışın kapalı tutulan bu küçük bina yazın yani evin kalabalık olduğu dönemlerde devreye giriyor  ve tüm ihtiyaçlara cevap veriyormuş.

OTURMA ALANI *

Açık mutfakla birleşen yaşam alanında yerler çam ağacından rabıta ve üzeri antik meşe cila ile renklendirilmiş. Rabitalar 14 cm ve 16 cm eninde değişik ebatlarda biçilip kenarları 45 derece açıyla kırılarak yere döşendiğinde daha belirgin bir görünüm kazanmış. Bu rabıtalar eskidikçe daha da güzelleşiyorlar, diyor ev sahibesi.

TV ünitesi cam kenarına denk geldiği için köşeli bir ünite planlanmış. Bu üniteyi Banu Ergut, Banu’nun Marangozhanesi’nde tasarlamış. Evin bütün perdeleri İzmir’den Özlem Tuğrul imzasını taşıyor. miş. Büyük ve küçük bina hem alt katta hem de üst katta bir köprü ile birbirine bağlanıyor. Böylece Dilara Hanım da hayaline kavuşmuş. Büyük bina olarak bahsi geçilen yapı aslında o kadar da büyük değil.

Çalışma alanındaki kütüphane ve masa Dilara Hanım’ın çizdiği bir ünite, imalatı ise bu işi hobi olarak yapan Fatih Orhun’a aitmiş; Kuşadası’ndaki atölyesinde yapmış.

Üst katta bir ebeveyn yatak odası, bir banyolu misafir odası, zemin katta yaşam alanı, mutfak, çalışma bölümü, WC ve bir çamaşırhane/ardiye olarak kullanılan bir alan var. Üst kattan kemerli bir köprüyle bağlanan küçük binaya ise iki misafir odası ve bu odalar için bir banyo yapılmış. Bu küçük binanın hemen alt katı, girişi avludan olan, bağımsız bir bölüm şeklinde minik bir stüdyo daire şeklinde düşünülmüş. Bu bölümün içinde bir yatak odası, bir banyo, bir kitchenette, yaşam alanı ve bahçeye açılan minik bir terası var. Kışın kapalı tutulan bu küçük bina yazın yani evin kalabalık olduğu dönemlerde devreye giriyor ve tüm ihtiyaçlara cevap veriyormuş.

Şömine önünde: Şömine önünde kışın uzun saatler geçiyormuş. Orta sehpa Cumba’nın.

Tarih aşkı: Antrede yer alan mavi desenli dolabı, evini değiştiren bir arkadaşından almış Dilara Hanım. Duvara gömdürüp içki dolabı olarak kullanıyormuş.

Mavi tabaklık ve yemek masası yine Banu’nun Marangozhane’sinden. Ufak çiçek desenli raf Alaçatı İpekçe’den. Eski bir ocak havasında dökme taştan imal edilmiş davlumbaz mutfağa ayrı bir hava katıyor. Tezgahlar masif meşe ağacından.

“KIZIMIN ODASI” *

Kızı ve damadı için düzenlediği bu odada ağırlıklı olarak mavi ve krem renkleri kullanılmış, Ege havasını yansıtıyor. Mavi askılığı, yatak başındaki komodini İzmir’de bir mobilyacıdan ham olarak alıp kendi boyayıp cilalamış ev sahibi.

Zarif ve doğal: Banyo dolapları Banu’nun Marangozhanesi, banyo aynası Harmony’den. Aydınlatmaların çoğu İzmir Lümen Aydınlatma’dan.

KONUK ODASI *

Konuk odalarından ikincisi cumbalı ve ana binanın güneyine düşüyor. Yatak başını ahşaptan tek plaka olarak tasarlamışlar. Sabit duran yatak başı iki tekli yatak birleştirildiğinde de fonksiyonel ve şık duruyor. Duvardaki tabloda Dilara Hanım’ın anneannesinden kalma gümüş işleme bir çeyiz parçası var.

Giriş katta yer alan bu banyo oldukça şık ve sade. Yerler eski Rum karolarından esinlenilerek yaptırılmış ve Alaçatı’daki Doğal Taş Dünyası’ndan satın alınmış. Banyo aynası Harmony ve aydınlatma Lümen’den.

YATAK ODASI *

Dilara Hanım’ın yatak odasına siyah ve beyaz hakim. Desen ve form kullanımı oldukça feminen, zarif ve yalın bir çizgide. WC bölümü hariç açık bir banyo var. Yer taşları yine karo ve Doğal Taş Dünyası’ndan. Aksesuarların büyük bir kısmı online dekorasyon sitelerinden alınmış.

Banyodaki dolaplar Banu’nun Marangozhanesi imzasını taşıyor. Boy aynası olan dolap bir takı dolabı. Yer taşları Doğal Taş Dünyası’ndan.

Bodrum’da 200 yıllık taş evi gezdik! Artık nesli tükenen evlerden biri…

Yorum yazın

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır.