Şömine mi yoksa radyatör mü?

0

Havaların iyice soğumaya başladığı kasım ayında kış mevsimine yönelik tamamlanması gereken hazırlıkların başında şüphesiz ısınma ve ısıtma sistemleri yer alıyor.

Isınma önemli bir ihtiyaç iken günümüzün dekorasyon stilleri ışığında kimi zaman evimizin iç görünümünü de tamamlayan bir unsur haline dönüşüyor. Şömine ve yeni nesil radyatör petekleri ile evinizi ısıtmak ve stil sahibi bir mekan tasarımı yapmak mümkün.

Affari.

Şömine&Elektrikli şömine
Şömine yüzyıllardır iç mekan tasarımının odak noktası olarak kullanılmış, mekan kurguları hep insanoğlunun bu tutku ile bağlandığı ateş ve ısı öğesine göre gerçekleştirilmiştir. Estetik görünüşleri ve verdikleri yüksek ısı ile her dönemin öne çıkan ısınma formüllerinden olan şömineler, eskiden modern dairelerden çok bireysel ve geleneksel evlerde tercih edilirken günümüzde doğalgaz hatlarının yayılarak daha aktif bir biçimde kullanılmaya başlanması, büyük apartman dairelerinde radyatörlü sistemlerin tercih edilmesi ve daha çok estetik görünüm amacıyla evlerde yer alan bir sistem haline gelmiştir. Şömine dendiğinde akla ilk gelen içerisinde odun yakılan, görsel etkisinin yanı sıra ısıtma ve pişirme özellikleri de olan doğal, odunlu şöminelerdir. Her ne kadar günümüz şehir yaşantısında kullanımı zor olsa da; doğal ateş görseli, çıtırtısı ve odun kokusu gibi faktörlerle odunlu şömine öncelikli olarak arzu edilen şömine modeli olarak karşımıza çıksa da bunu gerçekleştirmek her zaman mümkün olamayabilir. Odunlu şömine kurulumu için gerekli olan baca şartı her mekanda sağlanamayabilir veya mevcut baca özellikleri istenilen şömine için yeterli olmayabilir. Ayrıca odunlu şömine ve ısı odasının kaplayacağı alan ve derinlik gibi boyutsal şartlar da karşılanamayabilir. Bu durumda elektrikli şömine, uygun bir çözüm ürünü olarak karşımıza çıkar ve teknolojik gelişmeler ile birlikte görünüm açısından şömineyle benzer bir görünüş sergiler fakat daha basit bir sistemle yanar. Bu tip şömineler, günümüz mimarisine sağladığı bir çok avantaj ile dekorasyonun her alanında sorunsuz ve kolaylıkla yer verilebilecek ürünler olarak karşımıza çıkıyor. Alışılagelmiş gündelik yaşam alanlarındaki kullanımlarının yanı sıra baca gerektirmemesi ve kullanımının riskli olmaması ile tercih edilen elektrikli şömineler, iç mimarlar tarafından da sıklıkla tercih ediliyor. Bacaya ihtiyaç duymaması, hemen hemen her mekana sorunsuz olarak uygulanabilmesi ve çok küçük hacimler için bile seçeneklerin bulunabilmesi bu ürünler için tercih sebebidir. Elektrikli şömineler diğer alternatiflerine oranla çok daha küçük bütçelerle edinilebilmesinin yanı sıra gerektiğinde yerinden sökülüp taşınması da mümkün olan ürünlerdir. Modern, klasik ve retro gibi stillere uygun seçenek zenginliği ile de her mekana uygun bir elektrikli şömine bulmanız mümkün.

Neden elektrikli şömine?
• Bacasız kullanım, is-kül-duman derdinin yaşanmaması, görüntü modundan bağımsız bir ısıtma özelliğinin olması ve bir butonda alev şöleni gibi özellikler elektrikli şöminelerin avantajlarıdır.
• Ürün ve marka seçerken diğer temel satın alma kriterleriyle beraber en çok alev efektinin başarısına odaklanılmalı, mümkünse ürün çalışırken görülmelidir.
• Kullanımı kolay ve pratiktir. Odun ve yakıt depolamaya gerek kalmadan istenilen her yere kurulabilen, uzaktan kumanda ile kontrol edilebilir modellerin yanı sıra istendiğinde zamanlama ve termostat fonksiyonları da devreye giren modellerle son derece emniyetli ve sorunsuz ürünlerdir.
• Hızlı ve kolay kurulur. Hemen hemen her mekana elektrikli şömine tasarlamak ve uygulamak mümkündür. Bunun için ihtiyaç duyulan sadece 220 V elektrik beslemesidir.

Radyatör
Sıcak sulu ısıtma sistemlerinde, ısıtılacak mekanın uygun bir yerine yerleştirilen ve ısıtıcı yüzeyi geniş bir cihaz olan radyatör çoğu yaşam alanında sıklıkla tercih edilen bir ısıtma formülüdür. Günümüzde çok yaygın olarak kullanılan kaloriferli, sıcak sulu ısıtma sistemlerinde, kazan dairesinde ısınan sıcak su; daha çok pencere önlerindeki radyatörlere üstten girerek alttan dönüş yap ar ve dönüş kolon boruları ile tekrar kazan dairesine gelir. Dönen su sıcaklığı, giden sıcak suya göre ortalama 20°C daha azdır. En düşük dış hava sıcaklığına göre maksimum 90 °C sıcaklıkta su radyatöre girer ve 70 °C’de radyatörden çıkar. Bu sebeple radyatörlerin üst kısmı alt bölümden hep daha sıcaktır. Çünkü radyatöre üstten giren sıcak su, alta inene kadar sıcaklığı azalır ve ısısını odanın havasına verir. Isıtılan havayı bir akışkan olarak kabul edersek, radyatör petekleri arasında alttan üste doğru ısınan hava yükselir ve konveksiyon ısı transferi gerçekleşir. Radyatörlerin verdiği toplam ısının % 80’i konveksiyon, % 20’si de radyasyon yoluyla oda havasına dahil olur. Radyatör üzerinde meydana gelen hava akımı sonucunda mekanın bütün havası radyatör üzerinden geçerek ısıtılmış olur. Ancak unutmayın ki hava içindeki görülmeyen toz zerrecikleri, radyatörün üzerindeki tavan yüzeyinde yoğunlaşan neme yapışarak, zamanla is lekesi yapabilir. Radyatörler, demir dilimlerinin birbirine eklenmiş şeklidir ki son dönemde karşımıza çıkan radyatör seçenekleri malzeme, renk ve süsleme alternatifleri ile sıklıkla karşılaştığımız ısıtma çözümlerinden. Malzeme cinsine ve biçimlerine bağlı olarak dökme demir, çelik, dilimli ve panolu olarak dört farklı çeşitte karşımıza çıkan radyatörlerin dilim sayısı da 30, 50 ve 100 cm boylarında olup ısıtılacak mekanın sıcaklık ihtiyacı ve ısı kaybına göre değişebilir. Yüksek ısı verimi ve estetik görüntüleri ile öne çıkan alüminyum pres dökümcomlü kanatlı radyatörlerle, panel tipindeki çelik radyatörler de sıklıkla tercih edilen seçenekler arasında yer alıyor.

Hürsan. Dorella, Meda Şömine. Barrington 6 kilowatt odun sobası,Isotta Forno, Meda Şömine.

Meda Şömine.

Vento fanlı radyatör, DeLonghi.

Ahşap görünümlü panel radyatör, Termo Teknik.

HAZIRLAYAN SELMİN ÜNVER ESER

Yorum yazın

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır.