Ruhunuzun stili

0

Asi ruhlu, sadelikten vazgeçemeyen ya da nostalji tutkunu… Bize kim olduğunuzu söyleyin, size stilinizi söyleyelim.

Asi ruhlular için Çingene, hippi, bohem, punk
Genel olarak 1960 ve 70’li yıllarda temelleri atıldığı ve özgürlüğü ifade ettiği için çingene, bohem, hippi ve punk stilleri, felsefeleri nedeniyle her dönem bu anlayışa yakın olanlarla dekorasyon alanında buluşuyorlar. Tüm  düşünceleri ve özgürlükleri yargılamadan kabul etmeye dayanan hippi felsefesi, aynı düşünceler gibi bütün renklere ve formlara açık bir stil oluşturuyor. 1960’lı yıllarda özgürlüğün ve barışın savunucusu olan “çiçek çocuklar” ile savunulan hippi hareketi, hiçbir şeye kural ve sınır koymayan bir dekorasyon stilinin de sebebi oldu. Yani hiçbir akımı, modayı takip etme kaygısı olmadan, naif aksesuarlardan; etnik ve çiçek desenlerinden, rengarenk kumaşlardan, boncuklardan, el işi örgülerden ilham alan stil, sınırı olmayan bir dekorasyon anlayışıyla örtüşüyor. Evist.
Gelenekselliğe karşı bir başka tarz olan bohem, uyumsuzluktan ilhamını alıyor. Stilin Avrupa etkileri, doğduğu yer Fransa’dan geliyor. Bir yanıyla eğlenceli, bir yanıyla özgür olan bohem stili, yarınını düşünmeden günlük yaşayan sanatçıların öncülüğünü yaptığı, tüm duvarların, yerlerin, köşelerin dolu olduğu bir ifade biçimi. Her yerde bolca aksesuar var; şamdanlar, eski fotoğraflar, aplikler başköşede. Yine sanatın etkisiyle kadife kumaşlar, koyu renkli cilalı mobilyalar gibi ağır detaylar stilde kendini gösteriyor. Asi ruhları en iyi anlatan şeylerden biri olan alabildiğine renklilik, çingene stilinin temelini oluşturuyor. Rengarenk giysiler, şallar, işlemeli giysiler, kolyelerden ilham alan çingene stili, dekorasyonun belki de en asi çocuğu. Renkliliği, desenler tamamlar, bunların hepsini ise tekstiller… Enerjisi yüksek olan çingene stilinin şifresi iri çiçekli desenleri ve asıl olan hiçbir uyum standardına aldırmadan karıştırıp yakıştırmaktan geçiyor.

Sadelikten vazgeçemeyenler için Zen ve İskandinav minimalizmi
Dekorasyon anlayışı sade, basit ama güçlü stilleri sevenler, aynı zamanda hayat için de düzenliliği, dengeyi, huzuru ve sadeliği arayanlardır ve onların ruhuna Asya, İskandinav ve minimalist stiller iyi geliyor. Modernizmin formlarından biri olan minimalizmin, Japon ev dekorasyon stili Zen’den doğmuş olabileceği de düşünülüyor. Çünkü minimalist dekorasyon stili, aynı Asya bakış açısı gibi, dekorasyonu en gerekli elementine kadar indirgiyor.
Tekstiller ve mobilyalar açık renkli, hatları köşeli ve düz çizgilerden oluşuyor; belki de bu yüzden dekorasyon stilleri arasında en uzun soluklu olanlardan biri, çünkü her çağa, döneme uyuyor. İlhamını doğadan ve sadelikten alan bir başka stil ise İskandinav stili; dingin ve doğal bir yaşam sürme felsefesi üzerine kuruluyor. 1950’li yıllarda, Danimarka, İsveç, Norveç, Finlandiya yani Kuzey Avrupa ülkelerinde gelişen İskandinav stilinde rahatlık ön planda ve abartıdan uzak, dengeli bir yerleşim var. Kışların uzun sürmesi nedeniyle aydınlık, İskandinav evlerinin en büyük ihtiyacı; bu yüzden açık renkler kullanılıyor. Basit ancak güçlü ve etkili mekanlar yaratılan İskandinav stilinde, sade çizgileri olan  mobilyalar tercih ediliyor.

Nostalji tutkunları için Vintage, retro, ikinci el, hipster
Vintage, bu günlerde bilinen en nostaljik dekorasyon stili ve yükselişte. Genel yaşam bakış açısının ve modanın bu yükselişte payı büyük, ancak geçmişin formlarına, desenlerine, malzemelerine duyulan özlem kadar, onları bu günün dekorasyon anlayışıyla buluşturmak isteyenlerin varlığı da bu modayı karşılıksız bırakmıyor. İkinci el eşyalara bir hayat şansı daha veren vintage stili, cila ve tamirle bu özgün eşyaları günümüzün tasarımlarıyla birleştiriyor. Bir döneme damgasını vuran mobilya ve aksesuarlar, özgün ve hiç kimseninkine benzemeyen yaşam alanları  yaratıyor. Retro mobilya ve aksesuarlar ise bu eğilimin bir sonucu olarak, eskiye bağlı kalınan formlarla yenilerini üretmeye dayalı bir stili ortaya koyuyor. www.rice.dk
Geçmişin formlarını, desenlerini, kumaşlarını kullanarak, aynı o yıllardaki gibi görünen ancak bu günün teknolojik olanaklarıyla üretilen reprodüksiyon eşyalar, yine eskiye meraklı ancak yeni eşyaya sahip olmak isteyenlerin tercihini oluşturuyor. 1940 ve 50’li yıllarda Amerika’da ortaya çıkan hipster ruhu ise, yine eskiye meraklı ama bu günün gençleri arasında popüler olan nostaljik stillerden biri. Bağımsızlığı ilke edinen Hipster’lar, çizgi romanlara, oyuncaklara, eskiye (vintage) ve eskiye bağlı kalarak üretilmiş (retro) objelere ilgi duyarlar. Öte yandan bu stillerin hepsi, yani eskiye dayalı ya da eskiyi referans alan stiller, yeniler ile rahatlıkla karıştırılabiliyor. Geçmişten izler taşıyan bir abajur, yeni bir çalışma masasının üzerinde, çeyiz sandığı yeni mobilyaların yanında veya yaratılan benzeri karışımlar eklektik bir etki yaratıyor. Debenhams Home.

HAZIRLAYAN ASLIHAN IŞIN

Yorum yazın

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır.