Nostaljinin izinde

0

Rahat, samimi ve bir o kadar da nostaljik detaylarla dolup taşan bir evdeyiz. Yalıkavak bölgesinin alıştığımız evlerinden farklı ve kişiselleştirilerek özel kılınmış.

İstanbul’un yoğun temposundan, işlerden ve trafikten kaçarak buraya yerleşen bir çiftin evindeyiz. Suzi Sadi bir restoranın şefliğini yapıyor; Metin Bey ise bir mobilya üreticisi. Evde sadece iki kişi yaşamalarına rağmen misafirleri hiç eksik olmuyormuş. Çok sayıda konuk ağırlayabileceklerini bunun için yeterli büyüklükte bir konuk odalarının olduğunu söylüyorlar. Ev Yalıkavak’ın alışılagelmiş “kutu” yapılarından. Alt katta salon ve açık mutfak, iki veranda, üst katta da iki oda ve kendi banyoları var. Ayrıca bahçede depo olarak kullandıkları bir müştemilat bulunuyor. Eve ilk taşındıklarında zeminde beyaz karolar varmış. Evde kış aylarında da yaşandığı için ve mekana daha sıcak bir atmosfer kazandırmak amacıyla zemin, ahşap döşemelerle kaplanmış.


Yaz aylarında konukları ağırladıkları bu masayı Metin Bey yapmış.

Antrede ve bahçenin muhtelif yerlerinde yer alan ham ahşap aksesuarlar dikkat çekici. Hepsi el yapımı.

Yaz aylarında ana yaşam alanını serinleten bu pervane Metin Bey tarafından boyanarak yeniden yorumlanmış.

Meşe bank ve yemek masasını Metin Bey yapmış. Bu masa oldukça kalabalık sofralara ev sahipliği yapıyor. Kilimler, Buenos Aires’ten. Aslında evde seyahat edilen pek çok ülkeden aksesuarlar var.

HAZIRLAYAN İLKE YILMAZ FOTOĞRAFLAR İBRAHİM ÖZBUNAR

Yorum yazın

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır.