Bir salon hayal edin. Uzun sohbetlerle dolu akşam yemekleri yediğiniz, sabah tembelliğini üzerinizden attığınız, sakin akşamüstleri yaşadığınız, bazen işi eve getirdiğiniz, arkadaşlarınızın yatıya kaldığı, arada bir yüksek sesle müzik dinleyip dans ettiğiniz, televizyonun karşısından kalkamadığınız, kutlamalar yaptığınız ve her günü başka bir anıyla doldurduğunuz... IKEA, evlerimizden beklentilerimizi karşılarken, yaşam alanlarımızı yenileme konusunda bizi cesaretlendiriyor.

EV YAŞAMINA YENİ BİR YAKLAŞIM ‘YAŞAMA DAHA ÇOK YER AÇMAK’

Şehirleşme ve teknolojinin gelişimi, globalleşen dünyamızı, yaşam biçimlerimizi ve buna bağlı olarak da evlerimizi değiştiriyor. Kullanım ve yaşam alışkanlıklarımıza paralel olarak, evlerimizden beklentilerimiz de sürekli değişiyor. Bu yeni düzenden en çok etkilenen, hiç kuşkusuz evlerimizin buluşma noktası salonlar oluyor. İşlevleri yeniden tanımlanan ve buna göre tekrar yorumlanan salonlarda gerektiğinde bireyselleşip kozamıza çekiliyor, yeri geldiğinde de sosyalleşiyoruz. Tam da bu noktada IKEA, yaşam alanlarında sürekli değişen her türlü ihtiyacımıza, daha fonksiyonel çözümlerle yanıt veriyor ve bize kendimizi iyi hissettiren, içinde mutlu olduğumuz mekanlar sunuyor.
 
Eskiden salon denince aklımıza ilk gelen soru “Hangi kanepeyi istiyorum?” iken, şimdi soru “Nasıl bir hayat yaşamak istiyorum?” şeklinde değişti. Çünkü salonlar artık sadece bir salon değil. Hayat tarzımıza göre şekillendirdiğimiz,
insanların bizi görmelerini istediğimiz şekilde tasarladığımız, günlük rutinlerimizi gerçekleştirdiğimiz, rahat kanepelerin başrol oynadığı, dönem dönem stillere, moda olana göre değişen ana yaşam alanlarımız...



EVİNİZDE YAŞAMA YER AÇMANIZ İÇİN IKEA’DAN BİRKAÇ İPUCU

Hobiler, dinlemekten keyif aldığımız müzikler, çocuklarımız ve onlarla oynadığımız oyunlar, misafirler, yeni başlangıçlar, evdeki işler, eğlence, kutlamalar, dans, dinlenme, hayattaki başarılarımız ve mezuniyetler... Tüm bunlar için en çok kullandığımız yaşam alanımız olan salonlarımızda yer açıyor, orada yaşıyoruz. Dolayısıyla tüm bu gereksinimlere yanıt veren bir salona ihtiyaç duyuyoruz. Evimiz için seçtiğimiz her üründe aradığımız “fonksiyonel olsun, ama ruhuma da hitap etsin” isteğimize karşılık bulduğumuz IKEA tasarımlarının özünde de işte tam olarak bu var. IKEA tasarımları, hem bize kendimizi ifade etme imkanı tanıyor, hem de birkaç fonksiyonu bize bir arada sunarak ev yaşantımızın çoğunu içinde geçirdiğimiz salonlarımızda birçok farklı an için “yer açmak” konusunda bizlere yardımcı oluyor.



1- Aynı salonda, aynı ürünlerle farklı yerleşim planları yapmak akılcı bir çözüm. Zaman içinde değişen öncelikler ve ihtiyaçlara göre, mevsim dönüşlerinde ya da sadece canınız istediğinde mobilyaların yerlerini değiştirerek kendinize yeni köşeler, yeni yaşam alanları yaratabilirsiniz. Bu sayede oturma grubunuz başrolü bir anda yemek masanıza bırakabilir, siz ise en sevdiğiniz koltuğunuzda manzaranın keyfini çıkarabilirsiniz..

 


    
2- Küçük m2 li salonlarda, bir L kanepe, konforlu iki koltuk ve bolca depolama alanına sahip bir TV ünitesi çok kullanışlıdır. Ayrıca, çocukların oyun masasını orta sehpa yerine koyabilirsiniz. Ekstra bir oturma alanı mı gerekti? IKEA’nın STUVA çekmeceli depolama ünitesini TV sehpası olarak tercih edebilir, üzerine ekleyeceğiniz minderlerle ekstra oturma alanı yaratabilirsiniz.


 


3- IKEA’nın VALLENTUNA serisi gibi bölünerek çoğalan, çoğaldıkça fonksiyon değiştiren modüler kanepeleri tercih etmek hem alandan kazandırır, hem de bütçeden... Siz bir tane satın alırsınız ama eve geldiğinizde o, duruma göre 3 ya da 4 tane olabilir.


  


4- Duvarlar salondaki en büyük oyun alanımız. Duvara monte dolaplar, raflar ve üniteler, eşyaları depolamak ve düzenli tutmak için işinize yararken, farklı ebatlardaki fotoğraf çerçeveleri ile yapacağınız bir düzenleme odanıza dekoratif bir görünüm kazandırır. Duvarları değerlendirirken, sahip olduğunuz alanı da hesaba katarak farklı düşünmek, yaratıcı sonuçları da beraberinde getirir. Mesela, IKEA’nın EKET duvar raflarını siz duvara nasıl asardınız? Örneğin yatayda ve dikeyde asimetrik olarak, yan yana asmayı deneyebilirsiniz. Sonuç harika!



5- Dekorasyonun tamamlayıcısı aksesuarları kullanmanın doğrusu, yanlışı yoktur.

Kişiselleştirin: Hayata dair biriktirdiklerinizi, tecrübelerinizi salonunuza taşımayı deneyin. Aldığınız çok özel bir mektubu çerçeveleyip duvara asın. Yaz tatilinde sahilde bulduğunuz deniz kabuklarını ya da çakıl taşlarını kitaplık rafınızda sergileyin.



Renkleri cesurca kullanın: Canlı renklerdeki aksesuarları, nötr tonlardaki parçalarla bir araya getirerek uyumu en kolay şekilde yakalayın. Bu basit ama en etkili yollardan biridir.



Karıştırmaktan çekinmeyin: Farklı düşünün! Sahip olduklarınıza farklı bir gözle tekrar bakın. Değişik boyut ve şekillerdeki gündelik objeleri bu bakış açısıyla bir araya getirerek beklenmedik ve çarpıcı güzellikte detaylar yaratın.
 
 


Tek bir malzemeye odaklanın: Ahşap, cam, metal, kumaş ya da seramik... Sadece tek bir malzemeye odaklanarak, basit ama çarpıcı kompozisyonlara imza atabilirsiniz. Çabasız güzellik dedikleri işte bu!



6- Renklerin ve desenlerin uyumlu olduğu bir salon dekorasyonu için karıştırın, yakıştırın.

Renkler: Renk paletinizi üç tonla sınırlamanız, temiz ve uyumlu bir görüntü elde etmenizi sağlar. Uyum ve kontrast yaratmak için parlak ve doğal renk tonlarını birlikte kullanmayı deneyin.



Desenler: Renklere karar verdiyseniz, şimdi de değişik boyutlarda ve renk paletinizle uyumlu, üç farklı desen seçin. Farklı boyutlardaki desenler hareketli bir görünüm yaratır. Aralarındaki armoni ise renk bütünlüğü sağlar.



Malzemeler: Doku; renkleri ve desenleri bir araya getirir. Jüt ya da rattan gibi doğal malzemeler kullanmak, renk paletinizi ve desenlerinizi birleştirme konusunda size yardımcı olurken, salonunuza yumuşak bir sıcaklık da katar.



Küçük bütçelerle büyük bir etki yaratın! 


IKEA ürünlerini kullanarak kendi stilinizi, eğlenceli ve kişiselleştirilmiş şekilde yansıtabilir; görenleri kendine hayran bırakan fikirler hayata geçirebilirsiniz. Salonlar bunun için en uygun mekanlar. Üstelik bunun için çok büyük bütçelere de ihtiyacınız yok. Yapmanız gereken, yaşam alanlarınızı kişiselleştirirken, onlara sıra dışı fikirler de eklemek. Nasıl mı? İşte size birkaç sihirli ipucu:  

1. İlk etki önemli: Salonda tavanı ve duvarları aynı renkte boyamak, bir mücevher kutusunun içindeymişsiniz gibi bir his yaratır ve çarpıcı durur. 

2. Kendiniz yapın: Çocuğunuzun oyun evini bir duvar rafına dönüştürün ve iç kısımlarını sprey boya ile altın tonlarında, dış tarafını ise parlak siyaha boyayın. 

3. Dönüştürün: IKEA'nın ofis bölümünden satın alabileceğiniz ayaklar ve tabla ile önce kendi masanızı tasarlayın. Ardından ayaklarını altın tonunda, tablasını ise parlak siyaha boyayın. Tamamen kişiselleştirilmiş masanızı isterseniz evdeki çalışma köşesinde kullanın, isterseniz salonda dresuar olarak... 

4. Yenileyin: Bir parça duvar kağıdı ile abajurunuza yepyeni bir başlık yapın. Pencere önündeki keyif köşeniz için sallanır sandalyenizin yanına çok yakışacağından şüpheniz olmasın. 

5. Karıştırın: Uyumlu hale getirilmiş bir renk kartelası içindeki kontrastlı dokular, albenili salonlar yaratmanın bir diğer yolu. Örneğin ham ahşap ve bambunun yanında, yumuşak kadifeler ve dantelleri kullanmayı deneyebilirsiniz.


YENİ SEZONUN STİL ŞİFRELERİ  

IKEA’da bu sezon koyu, ton-sür-ton renkler ve turkuazın; altın, sarı ve pirinç ile vurgulanan birlikteliğini göreceğiz. Skalanın en koyu tonlarında boyanmış duvarlarla neredeyse aynı renklerde mobilyalar... Koyu tonların yarattığı dekorasyonda öne çıkan ışıltılar ve desenli dokular... Sezonu hissettiren renkler ve dokularla dekore edilmiş salonlarda duyulara hitap eden fonksiyonellik de işin içinde. Üstelik, etkileyici mekan kurguları, bu yıl çok da moda. Salonlar, zümrüt yeşili, yakut kırmızısı, safir mavisi, amber sarısı gibi mücevher tonlarının etkisinde olacak. Işıltısı bol, uyumlu ve dingin bir sonbahar salonu için, IKEA’nın en yeni ürünleri arasında seçimlerinizi yapmaya başlayabilirsiniz.

1- Pirinç, altın gibi sıcak tonlu metallerle safir mavisi mükemmel bir uyum sağlar. Renk ve malzeme dengesini gözetip ışıltıyı özellikle detaylarda kullanarak daha ağırbaşlı bir dekorasyona imza atabilirsiniz.



 
2- Aynı mobilyalar ile farklı etkiler elde edebilirsiniz. İşin sırrı onu tamamlayan diğer detaylardadır. Örneğin; bembeyaz bir arka fonda kullanacağınız zümrüt yeşili kadife koltuk ve puf, bir anda mekanda odak noktası haline gelir. Aynı koltuk ve pufları antrasit gri duvar ve duvarın rengiyle aynı tondaki ahşap ünite önünde kullandığınızda elde edeceğiniz etki ise bambaşka olur. Daha dengeli bir görselliğin ortaya çıktığı mekanda, odak noktası bu sefer pirinç detaylı tablo ve aydınlatması olur. 


    
3- Yakut kırmızısı bir kanepeyi neyle, nasıl kullanacağınızı bilemiyorsanız önerimiz huş rengi mobilyalar, gri-mavi detaylar ve duvarda ağırbaşlı bir bordo... Bu çok renkliliğin içinde, kararında antrasit kullanmak ise görsel dengeyi sağlar.

 
4- Her şeyin koyu tonlarda olduğu bir köşede tek bir rafın içini açık bir renk seçmek dikkati o noktaya çekebilir. Bu şekilde alandaki tekdüzeliği kırabilirsiniz.    



Salonlarımızda yaşama yer açmak konusunda ipuçları paylaşan IKEA, yepyeni ürün ve dekorasyon çözümleri ile yaşam alanlarımızı yenilemek konusunda bizleri cesaretlendiriyor. Siz de 15 Ekim’e kadar IKEA’yı ziyaret edin, hem hediye çeki fırsatından yararlanın, hem de salonunuzda yaşama yer açın.

DETAYLI BİLGİ İÇİN TIKLAYIN: www.ikea.com.tr


Bir salon hayal edin. Uzun sohbetlerle dolu akşam yemekleri yediğiniz, sabah tembelliğini üzerinizden attığınız, sakin akşamüstleri yaşadığınız, bazen işi eve getirdiğiniz, arkadaşlarınızın yatıya kaldığı, arada bir yüksek sesle müzik dinleyip dans ettiğiniz, televizyonun karşısından kalkamadığınız, kutlamalar yaptığınız ve her günü başka bir anıyla doldurduğunuz... IKEA, evlerimizden beklentilerimizi karşılarken, yaşam alanlarımızı yenileme konusunda bizi cesaretlendiriyor.

EV YAŞAMINA YENİ BİR YAKLAŞIM ‘YAŞAMA DAHA ÇOK YER AÇMAK’

Şehirleşme ve teknolojinin gelişimi, globalleşen dünyamızı, yaşam biçimlerimizi ve buna bağlı olarak da evlerimizi değiştiriyor. Kullanım ve yaşam alışkanlıklarımıza paralel olarak, evlerimizden beklentilerimiz de sürekli değişiyor. Bu yeni düzenden en çok etkilenen, hiç kuşkusuz evlerimizin buluşma noktası salonlar oluyor. İşlevleri yeniden tanımlanan ve buna göre tekrar yorumlanan salonlarda gerektiğinde bireyselleşip kozamıza çekiliyor, yeri geldiğinde de sosyalleşiyoruz. Tam da bu noktada IKEA, yaşam alanlarında sürekli değişen her türlü ihtiyacımıza, daha fonksiyonel çözümlerle yanıt veriyor ve bize kendimizi iyi hissettiren, içinde mutlu olduğumuz mekanlar sunuyor.
 
Eskiden salon denince aklımıza ilk gelen soru “Hangi kanepeyi istiyorum?” iken, şimdi soru “Nasıl bir hayat yaşamak istiyorum?” şeklinde değişti. Çünkü salonlar artık sadece bir salon değil. Hayat tarzımıza göre şekillendirdiğimiz,
insanların bizi görmelerini istediğimiz şekilde tasarladığımız, günlük rutinlerimizi gerçekleştirdiğimiz, rahat kanepelerin başrol oynadığı, dönem dönem stillere, moda olana göre değişen ana yaşam alanlarımız...



EVİNİZDE YAŞAMA YER AÇMANIZ İÇİN IKEA’DAN BİRKAÇ İPUCU

Hobiler, dinlemekten keyif aldığımız müzikler, çocuklarımız ve onlarla oynadığımız oyunlar, misafirler, yeni başlangıçlar, evdeki işler, eğlence, kutlamalar, dans, dinlenme, hayattaki başarılarımız ve mezuniyetler... Tüm bunlar için en çok kullandığımız yaşam alanımız olan salonlarımızda yer açıyor, orada yaşıyoruz. Dolayısıyla tüm bu gereksinimlere yanıt veren bir salona ihtiyaç duyuyoruz. Evimiz için seçtiğimiz her üründe aradığımız “fonksiyonel olsun, ama ruhuma da hitap etsin” isteğimize karşılık bulduğumuz IKEA tasarımlarının özünde de işte tam olarak bu var. IKEA tasarımları, hem bize kendimizi ifade etme imkanı tanıyor, hem de birkaç fonksiyonu bize bir arada sunarak ev yaşantımızın çoğunu içinde geçirdiğimiz salonlarımızda birçok farklı an için “yer açmak” konusunda bizlere yardımcı oluyor.



1- Aynı salonda, aynı ürünlerle farklı yerleşim planları yapmak akılcı bir çözüm. Zaman içinde değişen öncelikler ve ihtiyaçlara göre, mevsim dönüşlerinde ya da sadece canınız istediğinde mobilyaların yerlerini değiştirerek kendinize yeni köşeler, yeni yaşam alanları yaratabilirsiniz. Bu sayede oturma grubunuz başrolü bir anda yemek masanıza bırakabilir, siz ise en sevdiğiniz koltuğunuzda manzaranın keyfini çıkarabilirsiniz..

 


    
2- Küçük m2 li salonlarda, bir L kanepe, konforlu iki koltuk ve bolca depolama alanına sahip bir TV ünitesi çok kullanışlıdır. Ayrıca, çocukların oyun masasını orta sehpa yerine koyabilirsiniz. Ekstra bir oturma alanı mı gerekti? IKEA’nın STUVA çekmeceli depolama ünitesini TV sehpası olarak tercih edebilir, üzerine ekleyeceğiniz minderlerle ekstra oturma alanı yaratabilirsiniz.


 


3- IKEA’nın VALLENTUNA serisi gibi bölünerek çoğalan, çoğaldıkça fonksiyon değiştiren modüler kanepeleri tercih etmek hem alandan kazandırır, hem de bütçeden... Siz bir tane satın alırsınız ama eve geldiğinizde o, duruma göre 3 ya da 4 tane olabilir.


  


4- Duvarlar salondaki en büyük oyun alanımız. Duvara monte dolaplar, raflar ve üniteler, eşyaları depolamak ve düzenli tutmak için işinize yararken, farklı ebatlardaki fotoğraf çerçeveleri ile yapacağınız bir düzenleme odanıza dekoratif bir görünüm kazandırır. Duvarları değerlendirirken, sahip olduğunuz alanı da hesaba katarak farklı düşünmek, yaratıcı sonuçları da beraberinde getirir. Mesela, IKEA’nın EKET duvar raflarını siz duvara nasıl asardınız? Örneğin yatayda ve dikeyde asimetrik olarak, yan yana asmayı deneyebilirsiniz. Sonuç harika!



5- Dekorasyonun tamamlayıcısı aksesuarları kullanmanın doğrusu, yanlışı yoktur.

Kişiselleştirin: Hayata dair biriktirdiklerinizi, tecrübelerinizi salonunuza taşımayı deneyin. Aldığınız çok özel bir mektubu çerçeveleyip duvara asın. Yaz tatilinde sahilde bulduğunuz deniz kabuklarını ya da çakıl taşlarını kitaplık rafınızda sergileyin.



Renkleri cesurca kullanın: Canlı renklerdeki aksesuarları, nötr tonlardaki parçalarla bir araya getirerek uyumu en kolay şekilde yakalayın. Bu basit ama en etkili yollardan biridir.



Karıştırmaktan çekinmeyin: Farklı düşünün! Sahip olduklarınıza farklı bir gözle tekrar bakın. Değişik boyut ve şekillerdeki gündelik objeleri bu bakış açısıyla bir araya getirerek beklenmedik ve çarpıcı güzellikte detaylar yaratın.
 
 


Tek bir malzemeye odaklanın: Ahşap, cam, metal, kumaş ya da seramik... Sadece tek bir malzemeye odaklanarak, basit ama çarpıcı kompozisyonlara imza atabilirsiniz. Çabasız güzellik dedikleri işte bu!



6- Renklerin ve desenlerin uyumlu olduğu bir salon dekorasyonu için karıştırın, yakıştırın.

Renkler: Renk paletinizi üç tonla sınırlamanız, temiz ve uyumlu bir görüntü elde etmenizi sağlar. Uyum ve kontrast yaratmak için parlak ve doğal renk tonlarını birlikte kullanmayı deneyin.



Desenler: Renklere karar verdiyseniz, şimdi de değişik boyutlarda ve renk paletinizle uyumlu, üç farklı desen seçin. Farklı boyutlardaki desenler hareketli bir görünüm yaratır. Aralarındaki armoni ise renk bütünlüğü sağlar.



Malzemeler: Doku; renkleri ve desenleri bir araya getirir. Jüt ya da rattan gibi doğal malzemeler kullanmak, renk paletinizi ve desenlerinizi birleştirme konusunda size yardımcı olurken, salonunuza yumuşak bir sıcaklık da katar.



Küçük bütçelerle büyük bir etki yaratın! 


IKEA ürünlerini kullanarak kendi stilinizi, eğlenceli ve kişiselleştirilmiş şekilde yansıtabilir; görenleri kendine hayran bırakan fikirler hayata geçirebilirsiniz. Salonlar bunun için en uygun mekanlar. Üstelik bunun için çok büyük bütçelere de ihtiyacınız yok. Yapmanız gereken, yaşam alanlarınızı kişiselleştirirken, onlara sıra dışı fikirler de eklemek. Nasıl mı? İşte size birkaç sihirli ipucu:  

1. İlk etki önemli: Salonda tavanı ve duvarları aynı renkte boyamak, bir mücevher kutusunun içindeymişsiniz gibi bir his yaratır ve çarpıcı durur. 

2. Kendiniz yapın: Çocuğunuzun oyun evini bir duvar rafına dönüştürün ve iç kısımlarını sprey boya ile altın tonlarında, dış tarafını ise parlak siyaha boyayın. 

3. Dönüştürün: IKEA'nın ofis bölümünden satın alabileceğiniz ayaklar ve tabla ile önce kendi masanızı tasarlayın. Ardından ayaklarını altın tonunda, tablasını ise parlak siyaha boyayın. Tamamen kişiselleştirilmiş masanızı isterseniz evdeki çalışma köşesinde kullanın, isterseniz salonda dresuar olarak... 

4. Yenileyin: Bir parça duvar kağıdı ile abajurunuza yepyeni bir başlık yapın. Pencere önündeki keyif köşeniz için sallanır sandalyenizin yanına çok yakışacağından şüpheniz olmasın. 

5. Karıştırın: Uyumlu hale getirilmiş bir renk kartelası içindeki kontrastlı dokular, albenili salonlar yaratmanın bir diğer yolu. Örneğin ham ahşap ve bambunun yanında, yumuşak kadifeler ve dantelleri kullanmayı deneyebilirsiniz.


YENİ SEZONUN STİL ŞİFRELERİ  

IKEA’da bu sezon koyu, ton-sür-ton renkler ve turkuazın; altın, sarı ve pirinç ile vurgulanan birlikteliğini göreceğiz. Skalanın en koyu tonlarında boyanmış duvarlarla neredeyse aynı renklerde mobilyalar... Koyu tonların yarattığı dekorasyonda öne çıkan ışıltılar ve desenli dokular... Sezonu hissettiren renkler ve dokularla dekore edilmiş salonlarda duyulara hitap eden fonksiyonellik de işin içinde. Üstelik, etkileyici mekan kurguları, bu yıl çok da moda. Salonlar, zümrüt yeşili, yakut kırmızısı, safir mavisi, amber sarısı gibi mücevher tonlarının etkisinde olacak. Işıltısı bol, uyumlu ve dingin bir sonbahar salonu için, IKEA’nın en yeni ürünleri arasında seçimlerinizi yapmaya başlayabilirsiniz.

1- Pirinç, altın gibi sıcak tonlu metallerle safir mavisi mükemmel bir uyum sağlar. Renk ve malzeme dengesini gözetip ışıltıyı özellikle detaylarda kullanarak daha ağırbaşlı bir dekorasyona imza atabilirsiniz.



 
2- Aynı mobilyalar ile farklı etkiler elde edebilirsiniz. İşin sırrı onu tamamlayan diğer detaylardadır. Örneğin; bembeyaz bir arka fonda kullanacağınız zümrüt yeşili kadife koltuk ve puf, bir anda mekanda odak noktası haline gelir. Aynı koltuk ve pufları antrasit gri duvar ve duvarın rengiyle aynı tondaki ahşap ünite önünde kullandığınızda elde edeceğiniz etki ise bambaşka olur. Daha dengeli bir görselliğin ortaya çıktığı mekanda, odak noktası bu sefer pirinç detaylı tablo ve aydınlatması olur. 


    
3- Yakut kırmızısı bir kanepeyi neyle, nasıl kullanacağınızı bilemiyorsanız önerimiz huş rengi mobilyalar, gri-mavi detaylar ve duvarda ağırbaşlı bir bordo... Bu çok renkliliğin içinde, kararında antrasit kullanmak ise görsel dengeyi sağlar.

 
4- Her şeyin koyu tonlarda olduğu bir köşede tek bir rafın içini açık bir renk seçmek dikkati o noktaya çekebilir. Bu şekilde alandaki tekdüzeliği kırabilirsiniz.    



Salonlarımızda yaşama yer açmak konusunda ipuçları paylaşan IKEA, yepyeni ürün ve dekorasyon çözümleri ile yaşam alanlarımızı yenilemek konusunda bizleri cesaretlendiriyor. Siz de 15 Ekim’e kadar IKEA’yı ziyaret edin, hem hediye çeki fırsatından yararlanın, hem de salonunuzda yaşama yer açın.

DETAYLI BİLGİ İÇİN TIKLAYIN: www.ikea.com.tr