İstanbul’dan Gümüşlük’e uzanan bir hikaye

0

Dört yıl önce ailesiyle birlikte İstanbul’dan Gümüşlük’e yerleşen Yasemin Aksoy, oğlu için burada doğayla iç içe bir yaşam kurmuş.

EVİN üç tane dış mekan oturma alanı bulunuyor. Ev sahipleri bu alanların hepsini mevsime ya da günün belli saatlerine göre kullanıyor. Ön teras yazları sabah kahvaltıları, kışları ise akşam yemekleri için ideal. Mobilyalar aile yadigarı. Salıncak, Mudo Concept. Örtü, Neslihan Algünerhan tasarımı.

Yasemin Aksoy’un Bodrum Gümüşlük’te ailesiyle birlikte yaşadığı müstakil ev, bir site içerisinde yer almasına rağmen doğayı fazlasıyla yaşatıyor. Sitenin en sonunda konumlanan ev, ağaçların arasında keyifli bir yaşam alanı sunuyor. 125 metrekarelik ev, 3 odadan oluşuyor. Yasemin Hanım bu evi tercih etmesindeki en önemli etkenin oğlu olduğunu söylüyor: “Şehirde ona yeterli doğal ortamı sağlayamadığımı fark ettim. Artık Cihangir’deki yoga merkezleri ve barlar arasında büyümesini istemedim. Onun toprağa dokunmasını, inekler ve tavuklar ile doğal gıdalara daha yakın olmasını istedim.”

Evin en önemli özelliği bir site içinde olmasına rağmen arka tarafında kendine ait alanlarının olması sayesinde izole bir yaşam sağlaması: “Gümüşlük yıllardır her yaz geldiğimiz bir yerdi. Çok fazla tanıdığım vardı. Burada yaşamayı o yüzden tercih ettim. Gümüşlük’ün havasını Bodrum’dan ayrı tutuyorum. Burası aslında Cihangir’e çok benzeyen bir yer. Daha bohem, daha doğal, kışın çok daha keyifli. Kış aylarında burada daha samimi bir ortam var.”

İstanbul’dan buraya taşındıklarında aile evde mimarı anlamda hiçbir değişiklik yapmamış. Sadece mobilyalarını buraya getirmişler. Mobilyaların çoğu da 2. el olarak aileden kalmış.

Yıllarca bir dekorasyon dergisinin yayın yönetmenliğini de yapan Aksoy, dekorasyon tarzını “Gümüşlük tarzı diyebiliriz” diye ifade ediyor: “Evdeki çoğu mobilya 2. el olduğu için onları zaten bir tarza bağlı kalarak almadım. Onun dışındaki ihtiyaçlarımızı da genelde doğal malzemelerle yapılmış, konforlu mobilyalardan tercih ettik. Tarzıma konforlu ve Gümüşlüklü diyebiliriz.”

Yasemin Hanım’a evini dekore ederken yakın arkadaşı ve komşusu stil danışmanı Ebru Kılıç da yardımcı olmuş.

“Bu evi yaparken ilk Berna Narmanlı Arpacı’nın tablosunu baz aldım kendime. Onu yerleştirdikten sonra diğer bölümler yerleşti. Bu tablo büyük bir tablo ve renkleriyle mekana da hakim bir tablo. Onu astığım yerin altına kanepeyi koymaya karar verdim.” diyor Yasemin Aksoy, evi için kendisine neyin ilham kaynağı olduğunu anlatırken. Bu tablo aynı zamanda onun evindeki en sevdiği eşya. Nedenini şöyle anlatıyor: “O tablo bu evin hayaliyle alınmış bir tablo. Bu evden önce aldım. İlerde sevdiğim gibi bir evim olursa bu tablo orası içindir dedim.”

Evin salonundaki en dikkat çekici eşya soba. Sobanın yerleştirildiği yer de hayli ilginç, tam şöminenin önü: “Komşularımdan şöminenin kışın eve istediğim sıcaklığı vermeyeceğini öğrendim ve şömineyi kullanım dışı bıraktık. Fakat şöminenin bacasını kullanmak için de sobayı önüne yerleştirdik. Bu odun sobası bizim kış aylarındaki kurtarıcımız oldu.”

Altı yaşındaki Ali’nin odası daha yeni yapılmış. “Ali okula başlayacağı için ona eski bebeklik karmaşasından uzak, daha sakin bir oda yapmak istedim. Oyuncaklarını dolaplara saklamak daha iyi oluyor, çünkü istediği zaman çıkartıp oynayabiliyor ve sonrasında da tekrar yerine kaldırabiliyor” diye anlatıyor. Evin yatak odası mimari açıdan ev sahibine nasıl planlanması gerektiğini gösteren bir yapıya sahip. “Çünkü tavandaki gökyüzü camı tam yatağın üzerinde olmak zorunda” diyor Aksoy ve ekliyor: “Yattığınzda yıldzları seyretmek çok keyifli. Bu nedenle de yatağı tam altına koydum. Önünde de açık sistem bir dolap tercih ettik. Çünkü burada yoğun bir giysi trafiğimiz olmuyor.”

YAN BAHÇE Bu alan daha çok kalabalık misafirler geldiğinde ya da mangal yapıldığında kullanılıyor. Burada bir hamak ve Ali’nin oyun alanları da bulunuyor. Mobilyalar aileden kalma. Hasır lambalar, Yalıkavak Hasırcısı. İkili şezlong, Mudo Concept. Tekstiller, H&M Home.

YAN BAHÇE aynı zamanda Yasemin Aksoy’un çalışma alanı. Sıcak günlerde kahvesini ve bilgisayarını alıp ağaçların altında çalışmaktan keyif alıyor. Burada şezlonglarla siesta köşeleri de oluşturulmuş. Şezlonglar, Beymen Home.

ANA YAŞAM ALANINDA şöminenin içi boyanıp üzerine ise aksesuarlar asılmış. Koltuk Chakra’dan. Masif raf marangoza yaptırılmış.

ÜST KATA çıkan merdivenin altı çalışma alanı olarak değerlendirilmiş. Çalışma masası aileden kalma. Halı, Chakra.

SALONDAKİ raf sistemi aynı zamanda mutfaktaki buzdolabını gizliyor. Ev sahibi tarafından yapılmış. Dresuar, Hamm. Üzerinde Shibori tablolar var.

CİBİNLİK bu bölgedeki evlerin olmazsa olmazlarından. Evin bahçe ile iç içe olması bunun en önemli sebebi. Yatak örtüsü, Müge Krespi Home Collection. Açık sistem dolap ev sahibi tarafından yapılmış.

YEMEK BÖLÜMÜ aileden kalma mobilyalar ile dekore edilmiş. Kütüphane Yargıcı Homeworks. Pencere kenarındaki sedirin üzerinde H&M Home tekstiller kullanılmış. Tabure Yalçın Sürgit tasarımı. Aydınlatmalar Mudo Concept’ten alınan sepetlerin ev sahibi tarafından dönüştürülmesiyle yapılmış.

HAZIRLAYAN GÜNSELI BÜYÜKSAĞIŞ FOTOĞRAFLAR FEVZI ONDU

Yorum yazın

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır.