Gümüşlük’te iyi bir yaşam

0

Ekolojik Mimariye dair tüm özrellikleri taşıyan Bodrum’daki bu 80 metrekarelik taş ev, sakin dekorasyonuyla adeta şifa ve pozitif enerji veriyor.

Taş ev tek kat üzerine kurgulanmış. Ekolojik mimarinin tanınmış isimlerinden Mimar Ayşe Hasan Öksüz’ün imzasını taşıyan 80 m2’lik yapı, iklim ve coğrafyaya göre tasarlanmış. Taşlar geleneksel yöntem olan aktoprak kireçle yapıştırılmış.

Karakaya Retreat, Bodrum Gümüşlük’te, 2011 yılında kurulmuş meditasyondan dansa, yogadan permakültüre birçok alanda atölye ve etkinlikler sunan bir köy evi yerleşkesi; doğanın içinde saklı, gözlerden uzak bir inziva merkezi. O yıldan beri yaz aylarında konularında uzman farklı eğitmenlerle, nefes terapisi, aile dizilimi, yoga gibi şifa veren atölyeler düzenliyor. 6 taş ev, 1 saman evden oluşan Samanlık Evleri, işte bu merkeze yürüme mesafesinde, Karakaya Retreat çatısı altında buluşan birkaç iyi arkadaşın bir arada yaşama isteğiyle kurulmuş.

Fikri ortaya atan Feride Gürsoy’un ilk hayali, 14 dönümlük bu arazi üzerine yapılacak 7 evin, tamamen ekolojik mimari özellikler taşıması olmuş. Bu noktada devreye giren ekolojik mimarlık eğitimi almış olan Mimar Ayşe Hasan Öksüz, Kanada’da yaşayan bir mimar olmasına rağmen, 4 mevsim araziyi gezmiş. İklimi, toprağı, mevcut ağaçları, güneşi, rüzgârı araştırmış ve projeyi çizmiş. Evlerin birbirinden uzaklığını, konumunu, açısını, duvarlarının eğimini hep doğadan gelen bu verilere göre ve pasif solar denilen sistemle yapmış. Bu nedenle evlerin hepsi birbirinden farklı mimaride.

Aynı mantıkla projelendirilen 80 m2’lik bu taş ev, mimarisi ve sakin dekorasyonuyla en az yoga merkezi kadar şifa ve pozitif enerji veriyor. Bu yüzden ev sahibinin de Karakaya Retreat’de yoga eğitmeni olmasına şaşmamak gerek.

Evdeki sabit mobilyalar, dolaplar, mutfak ve iç kapılar, Bodrumlu yerel ustalara özellikle güzel kokusu nedeniyle sedir ağacından yaptırılmış. Mudo Concept’ten seçilen kanepe, evin tam ortasına yerleştirilmiş. Mutfakla arasındaki geniş pencere pervazı, bol yastıklı bir oturma köşesi olarak değerlendirilmiş. Burada özel yapım bir masa bulunuyor. Yatak odası ise tüm bu mekan akışının içinde yer alıyor. Evde sadece banyonun kapısı var, diğer tüm mekanlar sınırsız bir geçiş içinde. Böylece göz, mekanlar arasında özgürce dolaşabiliyor. Tıpkı evin manzarası gibi… Belki de bu evin en önemli özelliği yaşayanlarına sınırsız özgürlüğü vermesi.

Zeytin ağaçları en az yüzyıllık geçmişe sahip. Ferforje oturma grubu rahat minderlerle kombinlenmiş.

Açık sistem mutfak salonla iç içe tasarlanmış. Zemindeki taş doku, tavandaki sedir kirişler ve tercih edilen mobilyalarda Bodrum’un doğal stilini yakalamak mümkün. Evin mimarisindeki alışılmışın dışındaki form, rüzgara, toprağın eğimine, güneşe ve mevcut ağaçlara göre ortaya çıkmış.

Yatak odası evdeki tek oda ve kapısı bulunmuyor. Bu yüzden yaşamın içine karışan bir dekorasyon var. Yatak başı B-Aşka markasına yaptırılmış. Altı çekmeceli yatak, yerden tasarruf sağlıyor.

Banyo önündeki geniş pencere sayesinde hem aydınlık, hem de huzur veren bir manzaraya sahip. Vitrifiyeler Vitra.

Pencere önü taş duvarlar sebebiyle 50 cm’den fazla bir genişliğe sahip. Mimar Ayşe Hasan Öksüz bu alanı bir oturma köşesiyle değerlendirmiş.

Ada ünitesi sayesinde geniş bir kullanıma sahip olan mutfak, yerel bir ustaya sedir ağacından yaptırılmış. Salonla arasındaki sınırı belirleyen tezgah, yemek masası olarak da kullanılıyor.

HAZIRLAYAN YASEMİN AKSOY FOTOĞRAFLAR EMRE BAŞAK

Yorum yazın

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır.