Bu sıcacık yuvanın kalbi mutfak

0

Filiz Hanım bu küçücük evi, mutfaktan taşan nefis kokular ve yüzünden eksik etmediği gülümsemesiyle yuva yapmış.

Ahmet ve Filiz Yalçınkaya’nın evine konuk oluyoruz. İçeri girer girmez burnumuza gelen kek kokusu bize kendimizi evde gibi hissettiriyor. Çiftin hikayesi birçok şehri kapsıyor, kekimizi yerken Filiz Hanım bize hikayelerini anlatıyor, biz de heyecanla dinliyoruz.

Restoratör ve inşaat mühendisi olan çift evlenip yurt dışında, Katar’da hazır döşenmiş bir evde yaşamaya başlamışlar, ertesi yıl Libya’ya gidip orada da yine önceden döşenmiş bir evde yaşamaya devam etmişler. Sonrasında 3 yıl kalacakları ve ilk çocuklarının bebeklik yıllarının geçeceği Türkmenistan’a doğru yol almışlar ve orada kaldıkları süre zarfında tam 4 kez ev değiştirmişler.

Filiz Hanım dekorasyonla ilgilenmeyi çok sevdiği için her seferinde büyük bir heyecan ve keyifle düzenlerini kurduklarından bahsediyor. Türkmenistan’dan ayrılma kararı aldıklarında sadece yazları İstanbul’a geldiklerinde kalabilecekleri 1+1 evlerini İngiliz ve Fransız stilini birleştirip profesyonel destek de alarak country tarzı döşemeye karar vermişler. Aslında Filiz Hanım eklektik bir kişiliğe sahip, geleneksel bir tarafı olduğu kadar, yeniliğe açık ve gelişime de hayran bir insan.

Yaşadıkları ve gezdikleri her ülkeden evi tamamlayan biblolar, tablolar, matruşkalar, el dokuması ipek halılar getirip anılarını biriktirmek istemişler. 1+1’lik bu yaşam alanında çocukların da kullanabilecekleri bağımsız oyun ve uyku alanı yaratabilmek için, salonu raylı sistemli bir kapı ile bölerek çok kullanışlı bir çözüm bulmuşlar.

“Eve girdiğinizde ilk evin enerjisi karşılar sizi, ya kalmak istersiniz; ya da gitmek… O enerjiyi alıp, adım attıkça ev sahibinin ruhu ile karşılaşırsınız; zevki, kişiliği, iç dünyası…” diyen Filiz Hanım, dekorasyon bittiğinde evin aldığı hale kendisi bile şaşırmış. Zira pastel renkler ve sade çizgilerden hoşlanan ev sahibesi nasıl olduysa rengarenk bir ev dekore etmiş! Bu durumu kendisi ikinci bebeğini beklerken ki ruh halinin farklılığına bağlıyor.

Evlerinin bitmiş halini gören eş dostların isteği üzerine mesleğinin bir parçası olan bu işi profesyonel olarak da yapmaya karar vermiş. Yurt dışından Türkiye’ye tatil için geldiğimiz sürelerde de önceliğini dekorasyona ayırarak 86atelier.com u hayata geçirmiş. Şu anda yaşadıkları Dubai’de de bu işi devam ettirmek istiyormuş. Çiftin Çekmeköy’e gelişleri biraz da tesadüfi olmuş aslında. Yurt dışına çıktıktan bir yıl sonra İstanbul’a döndüklerinde hiç bilmedikleri bir semt olan Çekmeköy’e bakmışlar ve bu evle ilk görüşte aşk yaşamışlar. Yemyeşil bahçeye sahip, ferah, temiz, güvenilir ve komşuluk ilişkileri devam eden butik bir site oluşu onları hemen etkilemiş çünkü zaten öncelikleri de bunlarmış.

“Evde her gün yemek pişmesi benim için çok önemli.” diyen Filiz Hanım, bu evde huzur bulduğunu, anne olduktan sonra evde daha çok zaman geçirmeye başladığını anlatıyor. Özellikle mutfakta zaman geçirmeyi sevdiğinin ve evde her gün mutlaka yemek pişmesini önemsediğinin altını çiziyor. Çocuklarının evde pişmiş, katkısız ve doğal yemeklerle beslenmesine özen gösterdiği için, Rusya’ya ve Güney Afrika’ya tatile gittiklerinde bile yanlarında cezve ve tarhana çorbası götürüp otel mutfağında
yemek pişirdiğini, restoranlara giderken de çocukların yemeğini termosla yanında götürdüğünü söylüyor.

Çocuklar çok zamanını alıyormuş ev sahibesinin, ancak çocuklardan kendine fırsat ayırdığı zamanlarda kitap okumayı çok sevdiği için aynı anda bir çok kitaba başlama isteği uyanıyormuş.

Evde en çok sevdiği şeyin enfes tatlar hazırlayıp misafir ağırlamak ve etrafa yayılan kokuları komşularla paylaşmak olduğunu dile getiren Filiz Hanım’ın çok sevecen, sakin ve huzurlu bir kişiliği var. İki kişiyken aldıkları evde 4 birey olarak devam etmelerine rağmen onlar için metrekarenin değil huzurun önemli olduğunun bilincinde. Bu sebeple, yazları geldikleri minicik evlerinde büyük bir keyifle yaşıyorlar. Filiz Hanım bizi kırmıyor, önce kokusu sonra tadıyla bizi cezbeden kekinin tarifin de bizlerle paylaşıyor ve ekliyor: “En çok pişirdiğim kek budur, kokusunda bile davet vardır, ama olmazsa olmazı aşkla yapılandır.”

MUTFAKTA ev sahibesi stil ile uyumlu bir fırını tercih etmiş. Bu fırın ve ocak bu evi “yuva” haline getirmek için sürekli çalışıyormuş! Çünkü sahibesi için evde her gün yemek pişmesi çok önemli…

DETAY Mutfakta tüm cihaz ve armatürler Franke. Seramikler Yurtbay. Tablo evsahibinin Rusya seyahatinden…

ÇOCUK ODASI Kızının zaman içerisinde gösterdiği gelişimi sergileyebileceği hoş bir hatıra hazırlamak için ev sahibesi kızının fotoğraflarını bir afişte toplamış.

SALONDA mobilyaların hepsi özel tasarım olarak yaptırılmış. Duvar kağıdı İtalya seyahatlerinden Objeler çiftin Güney Afrika, Rusya, Türkmenistan seyahatlerinden.

Ev sahibi bu evi bebek beklerken dekore ettiği için çocuksu bir enerjiyle, oldukça renkli ve neşeli bir tavırla hareket etmiş.

HAZIRLAYAN NUR BİLGİNOĞLU ANAÇ FOTOĞRAFLAR BİLGE CAN GÜRER

Yorum yazın

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır.