Balkon sefası için mini bir proje

0

Nefesi kesilmiş, 4 metrekarelik bir balkona hayat öpücüğü vererek onu yeniden hayata döndürdük!

NEREDEN NEREYE?

40 senelik bir ev… Yüzüne bakılamayacak hale gelmiş yer döşemeleri… Pimapenlerle kapatılmış ve balkondan ziyade miniminnacık ve nefes alınamaz bir yere dönüştürülmüş bir balkon(umsu)… İşe pimapenleri yıkmakla başladık. Pimapenler ortadan kalkınca, içeriye nefes girdi, can girdi, mekan sanki büyüdü ve etrafla ilişiğini kesen engeller ortadan kalkınca gerçekten balkon haline geldi. Sonrasında eskimiş ve göze hitap etmeyen yer döşemelerini usta bile gerektirmeyen bir işlemle ahşap karolarla kapladık. Yarım saatte biten bu işlem balkonun gelecek vaad ettiğini fısıldadı bize… Yine eskimiş olan ahşap masa ve sandalyelerimiz için renk düşünürken, tercihimizi, enerji ve güneşle eşdeğer sarıdan yana kullandık. Masa ve sandalyelerimizi, Marshall’ın 5034 Altın Sarıısı ile boyadık. Söylemeden geçemeyeceğiz, bu setin son halini uzaktan da olsa görenler sarının albenisine kapıldılar hemen! Gerisi çocuk oyuncağıydı. Sarı ve mavinin birlikteliğinde karar kıldık. Akşamlar için mumsuz keyif düşünülemeyeceğinden birkaç fener, solar olduğu için elektrik bile gerektirmeyen bir top aydınlatma ve tabii ki bol miktarda çiçeğe yer verdik. Sonuç olarak, yazın ta kendisini balkona taşımış olduk. Güneşin sıcaklığı ve enerjisi, denizin mavisi ve özgürlüğü bir arada! Daha ne isteyebilirdik ki?

ÖNCE
ÖNCE
SONRA

Yer karoları, saksı olarak kullanılan hasır sepet, sarı fener, mavi fener, beyaz Amerikan servis, ayçiçekleri, beyaz emaye vazo, bardaklar, mavi tabaklar, bahçe aleti, beyaz galvaniz saksı, Ikea. Çatal bıçak seti, Jumbo. Sandalye minderleri, Missia Home. Kavanozlar ve ayçiçeklerinin yerleştirildiği hasır çanta editöre ait.

HAZIRLAYAN NUR BİLGİNOĞLU ANAÇ FOTOĞRAFLAR FEVZİ ONDU

Yorum yazın

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır.