evim Online
ABONELİK
BİZE ULAŞIN
OKUR HİZMET HATTI
ANA SAYFA KÜNYE BU AY YAZARLAR ÖNCE/SONRA ESKİ/YENİ EVİM&BEN WALLPAPER EV TERAPİSTİ
yansımalar
Dr. Mimar Lerzan Aras
bilgi@lerzanaras.com

Evim için bir şey hayal etseydim eğer...

Evim için bir şey hayal etseydim eğer, bu kocaman puf puf yumuşacık bir kanepe olurdu, üstünde kadife bir battaniye ve kocaman yastıklarla...

Evim için bir şey hayal etseydim eğer, bu kocaman puf puf yumuşacık bir kanepe olurdu, üstünde kadife bir battaniye ve kocaman yastıklarla... Yıllardır vazgeçemediğim bir hayaldir bu. Şu an bu yazıyı kocaman mor bir kanepenin üstünde bordo kadife bir battaniye dizlerimde örtülü yazıyor olmama rağmen, başka bir kanepeyi hayal etmekten kendimi alamadığımı fark ediyorum. Her zaman bir kanepenin eve katabilecekleri Şkrinden büyülenmişimdir. Kanepede uyursunuz, sohbet edersiniz, yemek yersiniz, televizyon seyredersiniz, pencerenin önündeyse, gece yıldızları seyredebilirsiniz, hastayken yatakta sıkıldığınızda size iyi davranır, kendinizi dinlenmiş ve rahatlamış hissetmenizi sağlar, işten eve getirdiğiniz yazılarınızla ve kitaplarınızla üstünde istediğiniz gibi rahatça çalışmanıza izin verir. Aslında bir kanepe bir evin tüm odaları kadar çok şey sunabilir size. Onun için de her zaman bir kanepedir hayallerimi süsleyen, bazen bembeyaz, sanki bir yaz evindeymişim gibi, portakal rengi yastıkları ve pamuklu ince şalları ile, bazen koyu kırmızı kadife bir kanepeye dönüşür, parlak simli yastıkları ve önünde kocaman bir pufu ile kar yağan akşamları ve pencereden sessizliğin ne kadar güzel duyulduğunu düşünürüm.
Sizin hayaliniz nedir diye düşündünüz mü hiç, vazgeçemediğiniz, evinizde her zaman varlığını keyişe hissettiğiniz en sevdiğiniz eşyanız nedir diye sordunuz mu kendi kendinize...
Bazen pencerenin önünde duran eski koltuk, bazen cilaları eskimiş ama üstünde çok keyif sofraları kurulmuş bir masa, bazen girişteki kenarları haŞf sararmış ama size kendinizi hep güzel gösteren aynanız, ya da raşarının artık yorulduğunu ve eskisi kadar ağırlık taşıyamayacağını düşündüğünüz kitaplığınız...
Sonuçta sadece sizin eviniz için anlamlı, başka bir evde gözden yitip gidecek bir sevdiceğiniz eşyanız muhakkak vardır ve evi aslında ev yapan da odur, ne vitrinlerden evinize gelen moda, ne pahalı olanın getirdiği tatmin, ne de profesyonel ellerin değdiği süper evler... Bunların çok ötesinde sadece sizin kendi duygunuz, kendi içgüdüleriniz, kendi beğenileriniz ve hayallerinizle yaptıklarınız ve yapmak istedikleriniz evinizde size iyi bir duygu hissettirir. Kendiniz için yaptığınız, rahat ettiğiniz an bu keyif artar, o ev tamamen sizin evinizdir...
Eve yeni bir şeyler katmak her zaman keyişidir, ama o duygu geçer gider, bazı şeyler ise sizinle uzun süre yaşar, çünkü onların sizinle sizin de onlarla kurduğunuz bir bağ vardır. Aynı benim kanepemle kurduğum bağ gibi. Mevsim ne olursa olsun, kim gelirse gelsin, hangi ruh halinde olursam olayım, kanepem benimle yaşar, hayallerimde benimledir.
Bir evi keyişi, hoş ve şık hale getirmek çok kolay bir iş değil. Bu konuda çok iyi uzmanlar var, gerçekten evinizi bir rüya ev haline getirmeyi çok iyi başarıyorlar. Ama bir taraftan da esas önemli olan sizin zevkiniz, sizin istekleriniz, sizin yansımanız diyorlar. Oldukça kafa karıştırıcı bir durum olduğunu kabul ediyorum. Ama, ortada bir çelişki yok aslında ev sizin, buna daha özel bir şeyler katabilen birileri olması da güzel bir duygu. Esas soru şu aslında evimi benim kadar kimse bilebilir mi, ya da benim ne istediğimi? Şık ve güzel olan acaba beni mutlu edecek mi, hayallerimi gerçekleştirmek mümkün olabilir mi, her ne kadar öyle olacağı söylense de? Çok uzun yıllardır bu soruları kendime de etrafıma da soruyorum, ama geçen hafta sanırım cevap çok netleşti benim için... Cevap evet! Hayaller gerçek olabilir, ''işte tam benim istediğim buydu” diyebilir, evin içinde sevinç çığlıkları ile çocuklar gibi koşabilirsiniz. Esas olay sonrasında başlıyor. Evdeki yeni düzen, ya da düzene yeni katılan ''taze, parlak ve yepyeni” eşyanın kullanılması ve hayatımıza dahil olması aşamasında, ya da sizin onların hayatına dahil olmanızda...
Geçen hafta Sevda, evimiz bizin için ne ifade ediyor diye sordu bize. Tüm bu sorular ve kafa karıştırmalar da işte böylece ortaya çıktı. Ben, ''ev benim gönlümdür ''dedim. Sakin ama öfkelenme potansiyeli de olan, derli toplu, ama bazen dağınıklığın da keyŞne varabilen, çok sade ama bir köşesinde hoş bir şıklıktan vazgeçmeyen, rahatlığı da keyif halinde yaşayabilen her şeyi çok açık ifade eden, hatta olduğu gibi de görünen, sakin ve kendine özgü... Böyle bir duyguyu bir kanepe çok iyi tamamlıyor, keyŞ, hoşluğu, rahatlığı ve kendini anlatışı ile... Onun için aslında hayallerin gerçekleşmesi değil, hayallerin verdiği duygu daha iyi geliyor insana.
Hayallerinizden vazgeçmeyin, hatta onların gerçekleşmesine izin verin. Siz ya da sizin için bir başkası bu hayallere bir sihirli değnek değdirsin. Evinizde yepyeni düzenleriniz, eşyalarınız olsun, ama hatırlayın ki gerçekleşen bir hayalin yerine yenisini koymak için gönlünüzde yeni bir yer açılır ve sizi mutlu eden de budur.



© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.