Eve imzasını atan genç ve başarılı mimar Orkun İndere ile tanışmaları ise Ayşegül Hanım'ın ODTÜ'den İstanbul'a taşınan arkadaşları sayesinde olmuş: ''Türkiye'ye döndüğümde bir ev satın almak istediğimi ama özellikle de eski bir yapı olursa içini kendi isteklerime göre yaptırabileceğimi düşünüyordum. Orkun'dan bu konuda bana destek olmasını istedim. Beni kırmadı ve ortaya çok güzel ve kullanışlı bir yaşam alanı çıkardı.'' Ayşegül Hanım'ın temel isteklerinin yanında, Orkun Bey ile paralel fikirlere sahip oldukları için evin tadilat ve dekorasyonu süresince hiç sorun yaşamamışlar. Ev sahibesi için önemli olan üç mekan; mutfak, balkonlar ve banyo imiş. Gerek yurtdışında alıştığı yaşam biçim, gerekse şehirdışı ve yurtdışından gelen misafirlerinin çokluğu sebebiyle de evde, özellikle de salon ve mutfakta, açık planlı bir çözüm tercih etmiş. Evin, orjinalinde çekirdek bir ailenin yaşaması için tasarlanan planı, iç mimari müdahalelerle yalnız yaşayan biri için şekillendirilmiş. Tadilat çalışmaları dört ay süren evin tasarımında çıkış noktası, Ayşegül Hanım'ın evi en iyi şekilde yaşaması, bununla birlikte eve gelen misafirlerin de kendilerini rahat hissetmeleri üzerine kurulmuş. ''Tüm evi, sahibinin konfor anlayışına göre kişisel odaklı bir mekanlar zincirine çevirdik''diyen Mimar Orkun İndere, 110 metrekare kullanım alanı bulunan apartman katına yepyeni bir çehre kazandırmış. Eski planda evin genel banyosu olan mekan, ebeveyn banyosuna çevrilmiş. Evin büyük odalarından biri, ev sahibinin çalışma odasına dönüştürülmüş. Evin en küçük odası ise tamamiyle çok fonksiyonlu bir yaklaşımla, kısmen yatak odasına katılmış ve kısmen ütü ve depolama odası olarak kullanılmış. Yaşam fonksiyonlarından ayrı tutulmak istenen çamaşır ve kurutma makineleri, banyodan alınan küçük bir parça kullanılarak, kapısı koridora açılan küçük bir alana saklanmış. Daha önce bir klozet ve lavabodan oluşan misafir tuvaleti, genişletilerek, antreden bir bölümün alınmasıyla, duşlu bir misafir banyosuna çevrilmiş. Mutfağın küçük olması onları mutfağı açıp salonla birlikte tek ve büyük bir mekan olarak kullanmaya sevketmiş. Evin açık planlı olması esnek bir kullanım yaratarak yaşam fonksiyonlarının iç içe geçmesini sağlıyor. Orjinal planda sadece belli bir fonksiyon için tasarlanmış, bölünmüş mekanlar, yeni yaşam tarzında çeşitli eylemleri birarada yapmayı gerektiriyor. Örneğin yemek yerken televizyon seyretmek ve aynı zamanda koltuğa uzanmak gibi... Balkonlar yazın evin içiyle birlikte yaşanacak, kışın ise dış mekanla bir ara bölge oluşturacak şekilde düşünülmüş. Yapısal tadilatlar sonrasındaki dekoratif etkiler malzeme ve renklerle sağlanmaya çalışılmış. Salonda hakim olan açık renge haraket katmak için salondaki kolon ve kirişler farklı tonlardaki canlı renklerle boyanmış. Zeminde ise gerek duvarların açık rengini, gerekse mutfak bölgesindeki canlı renkleri dengelemek üzere, gri renkte ahşap parke kullanılmış. |
||||||||||||||||||||||||||

ABONELİK
