PROBLEMİN NE OLDUĞUNU TESPİT EDİN Evinize taşınalı aylar hatta belki yıllar oldu ve siz hala eviniz hakkında kendinizi birilerine şikayet ederken buluyorsunuz. Kafanızda her şey yerli yerinde olduğu halde uygulamaya geçtiğinizde aslında evinizle ilgili sorunun ne olduğu konusunda kesin bir fikir sahibi olmadığınızı anlıyorsunuz. Sıklıkla şu tarz cümleler kuruyor musunuz? - Pizzanızı getiren çocuğa: ''Kapının önündeki bisikletler için kusura bakmayın, şu yandan dolaşırsanız daha kolay olacaktır, temizlik yapıyoruz da bisikletleri bir süreliğine kapı önüne çıkardık...'' - Kayınvalidenize: ''Zemindeki parke çok eskidi, duvarı da yıkmak istiyoruz...'' - Arkadaşınıza: ''Aslında şu eski sandalyelerden kurtulup burayı kahve köşesi yapmak istiyordum...'' Bu tarz yorumlar harekete geçmenizi tetikler. Bu açıdan bakıldığında ve siz de hakikatten harekete geçmişseniz olumlu oldukları söylenebilir. Ancak sadece kendinize ve yakın çevrenize evinizle ilgili itiraf ettiğiniz gerçekler olarak kalıyorsa, yani şikayetlerin ötesine geçemiyorsa o halde bu gidişatı değiştirmek için biraz desteğe ihtiyacınız var demektir. İlkin, öncelikle hayallerinizi gerçeğe dönüştürmek konusunda neden karmaşa yaşadığınız ya da eyleme geçemediğinizi keşfedin. Genellikle insanları eyleme geçmekten alıkoyan ilk dürtü korku ya da korkunun alt kategorileridir. Nedir bunlar? Bir şeyleri yanlış yapmanın korkusu, etrafınız tarafından zevkinizin beğenilmemesi, bütçenizi aşmak diğer bir deyişle borca girmek gibi kafanızdaki kurmacalardır. Yani sonuç olarak korku bir işe başlamamak için uydurulan bahanelerin ötesine geçemiyor. Korkularınızın üstesinden gelmek için korkuların altında yatan nedenleri keşfedin ve kendi kendinizin terapisti olun. Aslında bu tarz korkuların üstesinden gelmenin en kolay yolu korkuların üzerine gitmektir. Kendi kendinize oynayacağınız küçük oyunlarla dört adımda dekorasyon konusundaki kararsızlığınızı yenebilir, hayalinizi gerçeğe dönüştürebilirsiniz. Hadi gelin birlikte başlayalım. 1. STRATEJI: İNANıN Ya olmazsa sorularını bir kenara bırakın, zihninizdeki mükemmelliyetçi imgesini silin ve hayal edin: - Aslında bu evi hayatınızın sonuna kadar sizin dışınızda hiç kimse görmeyecek. - Para sıkıntınız yok. Dilediğiniz gibi harcama yapabiliyorsanız; önemli olan en pahalısını mı satın almanız yoksa yaşam alanınızda görmek istediklerinizi mi? - Bir şeyi beğenmezseniz hemen değiştirme imkanına sahipsiniz. Tüm bu noktaları göz önünde bulundurarak şimdi bir kez daha dekorasyon dergilerinin, tasarım kitaplarının kapaklarını aralayın. Seçimleriniz korkuların gölgesinde olmaksızın daha özgür değil mi? 2. STRATEJI: ATTĞINIZ KÜÇÜK ADIMLAR BÜYÜK ADIMLARI DOĞURUR fiu şekilde bir kıssadan hisseyi hiç duymuş muydunuz? - ''Ufacık bir mağara adamı koskocaman bir mamutu yenmeyi nasıl başarmış?'' - ''Her seferinde bir kez ısırarak.'' Yani bir eylemi başarmadan önce işe önce tek bir kasınızı dahi olsa kıpırdatarak başlamanız aslında işin en önemli kısmını oluşturur. Bir işe başlamadan önce örneğin, bu hafta sonu yatak odamın duvarlarının rengini değiştireceğim, şeklinde başlamayın. İşe zamanınızın küçük bölümlerini ayırarak başlayın. Mümkünse spontane kararlar alın. Bir hafta sonu beğendiğiniz renklerin kartelalarını toparlayın. Bir diğer hafta sonu sevdiğiniz kumaşları, çiçekleri toparlayıp odanıza koyun. Daha ileriki günlerde odanın yalnızca bir duvarını boyayıp günün farklı saatlerinde ışığın üzerinde nasıl bir etki bıraktığını gözlemleyin. Sevdiğiniz kumaş ve çiçeklerle, bu renk hoş bir ambiyans yarattıysa artık odanın geri kalan kısmını da boyayabilirsiniz. Sonuç olarak siz bu işi bir angarya haline getirmemiş oldunuz. Beğenerek, kendinize güvenerek ve zevkle yaptınız. Bu tarz küçük adımlar büyük projeleri yerine getirirken çok işe yarar. Uygulamaya geçirdiğiniz bu strateji pek çok arkadaşınızın eleştiri oklarının hedefi olacaktır. Bu hızla asla bitiremeyeceğinizi de söyleyeceklerdir. Ancak bir şeyi yapmaya hiç başlayamamak ya da yanlış yapmaktansa yavaş ve küçük adımlarla en doğru sonuca ulaşmanız daha muhtemel. 3. STRATEJI: USTALARı TAKIP EDIN Bilinmeyenin üzerimizde oluşturduğu baskı ve korkudan daha kötüsü yoktur. Bir amatör hiç bilmediği bir alanda bir başlangıç yapmak istediğinde nasıl başlayıp ne şekilde devam edeceğini bilemez. İşte bu yüzden bir çırak olarak siz de zevkinizi yansıttığına inandığınız bir ustanın, tasarımcının, dekoratörün fikirlerini öncü olarak belirleyin. Bu ünlü bir tasarımcı olabilir, bu işlerde becerikli bir arkadaşınız ya da yılların deneyimine sahip büyükanneniz bile olabilir. Odanızı değiştirirken siz de şu şekil bir taslak plandan ilham alabilirsiniz: - Duvarları ve tavanı boyayarak başlayın. - Yerleri duvardan duvara halı kaplayarak devam edin. - Her kombinasyonla rahatça uyum sağlayabilecek renklerde mobilyalar tercih edin. Örneğin beyaz bir koltuk. - Satın aldığınız koltuk ve kanepenin üzerine yastıklar ekleyin. - Kanepe ve koltukları yan ve orta sehpa ile tamamlayın. - Aksesuarlarla odanın havasını hareketlendirin. - Derinlik eklemek için aydınlatma, mum ve bitkiler edinin. 4. STRATEJI: HARCAMALARı KıSıN Eğer bir amatörseniz evinizi yenilerken asla büyük harcamaları göze almayın. Örneğin bir kanepeye dünyanın parasını verebilir, sonrasında onu tamamlayan duvar kağıdı, sehpa gibi unsurların bu kanepe ile uyuşmadığını görebilirsiniz. İşe daha hesaplı seçeheklerle başlayabilir, bir servet harcamanızı gerektirmeyecek aksesuarlarla evinizin genel görünüşünü zenginleştirebilirsiniz. Ya da bir uzmanın yarattığı bir stili birebir kopyalayarak kesin sonuç elde edebilirsiniz. Hatta belki birkaç küçük noktasını değiştirerek bu stile kendi dokunuşlarınızı eklemiş olursunuz. |
|||||||||||||

ABONELİK
